KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4703 E., 2025/1682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1899 Esas - 2021/1398 Karar
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/187 Esas - 2021/276 Karar
Karar Metni
1.297 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi, davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.02.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket nezdinde ''...
Sağlık Sigortası'' Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...'ın, sürücüsü olduğu araç ile davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde sigortalı ...'ın yaralandığını ve bu kaza sebebiyle tedavi gördüğünü, söz konusu tedavi giderlerinin davacı şirket tarafından karşılandığını, davacının sigortalı ...'ın halefi olduğu hususunun davalı şirkete bildirildiğini,
tedavi masraflarının Sağlık Uygulaması Tebliği (SUT) aşan kısmının 77.914,77 olup bu tutarın davalı şirket tarafından ödenmesinin talep edildiğini ancak davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davaya konu tedavi gideri talebinin, yasa değişikliği ile SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi gideri teminatı kapsamında olduğunu, bu nedenle ilgili mevzuat kapsamında SGK Başkanlığı tarafından karşılanması gerekli giderlerden olduğunu ve davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... tarafından dava dışı sigortalı ...'ın 21.09.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde hastanede tedavi gördüğü ve tüm tedavi masraflarının sağlık sigortası kapsamında davacı tarafından karşılandığı ve tedavi masraflarının Sağlık Uygulama Tebliği'ni aşan kısmı olan 77.914,77 TL fatura bedelinin davalıdan tahsilinin istendiği, bu kapsamda davacı ... dava dilekçesinde belgelendirilmiş tedavi masraflarını talep ettiğinden davacının bu husustaki talebini sadece SGK Başkanlığı'na yöneltebileceği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi düzenleyen karşı taraf sigortacısı davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; trafik kazalarına bağlı acil hal teşkil eden tedavi giderlerinden özel veya Devlet hastanesi ayrımına gidilmeksizin ve SUT konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın tüm tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu sağlık giderlerine ilişkin davalı ... şirketinin sorumluluğunu bulunduğunu, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi hükmü uyarınca 25.02.2011 tarihinden önce olan kazalar için sunulan sağlık hizmet bedellerinin başkaca hiçbir şart aranmaksızın SGK tarafından karşılanacağını, ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan açık hüküm gereği;
yürürlük tarihi itibariyle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun yalnızca yapılması gereken “prim/güvence hesabı aktarımından sonra” ve “genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde” sınırlandırılabildiğini, emsal kararlar ve yerleşik içtihatlar ile ilgili mevzuat hükümleri uyarınca her durumda davalı ... şirketinin sorumluluğunun devam edeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle sağlık sigortası poliçesi kapsamında ödenen tedavi giderinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 1.6111 sayılı Yasa, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup eldeki dava, kanunun yürürlüğünden sonra 10.11.2020 tarihinde açılmıştır.
2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Kanunun geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı,
söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
Somut olayda, davacı taraf kazaya karışan karşı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesini düzenleyen davalı ... şirketinden, davacının sigortalısının özel hastanede gördüğü tedaviye yönelik giderleri talep etmiştir. Mahkemece 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ve geçici 1. maddesine göre, rücu istemine konu belgeli tedavi giderlerinden dava dışı SGK'nın sorumlu olduğu, zorunlu trafik sigortası poliçesini düzenleyen davalının belgeli tedavi giderlerinden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak eksik araştırmaya dayalı olarak verilen karar hatalı olmuştur.
Zira davacının sigortalısının tedavi giderlerine yönelik ödediği ve ... Sağlık ve Hayat Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen 11.10.2018 tarihli faturada "Oda ve Refakatçi Hizmetleri, Kardiyoloji Hizmetleri, Ambulans Hizmetleri, Randevusuz Hekim Hizmetleri, Ameliyathane ve Anestezi Hizmetleri, İlaçlar, Doktor Muayene ve Konsültasyon Hizmetleri, Ameliyatlar, FTR, Radyolojik Tetkikler, Yoğun Bakım Hizmetleri, Nöroloji Tetkikleri, Laboratuvar Hizmetleri, Sarf Malzemeleri (Kons.) ve Sarf Malzemeleri (medikal) olmak üzere KDV" kalemlerinin tutarları ayrı ayrı belirtilerek toplam 78.802,59 TL tedavi gideri faturalandırılmıştır.
Belirtilen bu tedavi kalemlerinin ayrıntılı içeriğinin (hangi ilaçlar-sarf malzemesi nedir-diğer kalem neyi içeriyor vs..) hastaneden sorulması ve belgeli-belgesiz tedavi giderlerinin net olarak tespiti ve yapılan tedavinin davacının sigortalısının kazadan kaynaklı yaralanması ile uyumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece fatura edilen tüm kalemlerin "belgeli tedavi gideri olduğu" ve SGK'nın sorumlululuğunda olduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda mahkemece yukarıdaki düzenlemeler ve somut olay ışığında; dava dışı sigortalının tedavi gördüğü hastaneden, az yukarıda anlatılan faturanın içeriğinin sorulması, tüm tedavi belgelerinin (dosyada eksik var ise) getirtilmesi, uzman bilirkişi heyetinden davacı tarafça sunulan ödeme belgeleri de denetlenecek şekilde, yapılan tedavilerin sigortalının yaralanmasının mahiyeti ile uyumlu olup olmadığı da irdelenmek suretiyle ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması,
davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi, yasa kapsamı dışında kalan belgesiz tedavi gideri var ise bahsi geçen düzenlemeler kapsamında davalı tarafın zarardan sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4703, K. 2025/1682, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama