KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4757 E., 2023/228 K.·Karar Düzeltme
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/386 E-2019/264 K
- Hüküm/karar
- Reddine
- Talebinde bulunan
- Davacı Vekili
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17 Hukuk Dairesi'nin 10.02.2021 gün, 2020/1963 Esas, 2021/1048 K sayılı kararı ile Mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7343 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun mal kaçırma kasdı ile adına kayıtlı Tuzla, Merkez Mah. 26 pafta, 7452 parsel, 1. Kat, 4 nolu bağımsız bölümün diğer davalıya devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçeleri ile; dava konusu taşınmazın satışında yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, taşınmazın satışının gerçek bir satış olduğunu, bedelinin bir kısmının ödendiğini bir kısmının da ödenmeye devam ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli 2018/386 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararı ile davada aciz halinin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.02.2021 gün, 2020/1963 E., 2021/1048 K. Sayılı kararı ile "...Mahkemece davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesine göre; kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; dosyadaki usul eksikliğinin ikmal olunarak davanın ön şartının yerine getirildiğini,borçlunun acz halinde olduğunu beyan ederek kararın bozulması gerektiğini, karar düzeltme sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanunun 440 ncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır.
Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.
Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda, davacı tarafından 19.09.2011 tanzim tarihli bonoya dayalı olarak davalı ... aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü’nün 2013/ 7343 sayılı dosya ile takip yapıldığı, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince davalı borçlunun acz halinde olduğunun ispat edilememiş olmasına göre davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince de aciz hali olmadığı kabul edilerek kararın sadece vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmişse de, iş bu eksikliğin, karar kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında giderilmesinin mümkün olmasına göre; davacı alacaklı tarafından İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7343 (Yeni No:2020/16277) sayılı dosyadan davalı borçlunun icra dosyasında yer alan adresine 14.09.2020 tarihinde hacze gidildiği, kapının açılmadığı, çilingir marifeti ile kapının açıldığı, menkul haczinin yapıldığı, bilinen adrese yapılan hacze ilişkin tutanağın İİK 105 kapsamında geçici aciz vesikası hükmünde de olduğu anlaşılmıştır.
Bu halde, ön koşul eksikliği giderildiğinden karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın esasına girilerek İİK'nun 278-279 ve 280 koşullarının tartışılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Karar düzeltme talebinin KABULÜNE,
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.02.2021 tarihli, 2020/1963 E., 2021/1963 K. Sayılı düzelterek onama ilâmının kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA,
Tashihi karar peşin harcın karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4757, K. 2023/228, 11 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama