KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/5112 E., 2025/8669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1049 Esas - 2022/727 Karar
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından işletilen ... ilinde bulunan ... Hattına 20.08.2011 tarihinde hırsızlık amacıyla kelepçeli vana takıldığını ve olay yerinde plastik depolar yerleştirildiğini, yaklaşık 4.800,00 litre yakıt bulunan iki aracın olaydan sonra yakalandığını, davalılar hakkında bu olay nedeniyle soruşturma başlatıldığını ve davalıların hırsızlık suçu nedeniyle ceza davalarının devam ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.693,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davalının yerleşim yeri gözetildiğinde yetki itirazında bulunduklarını, davalıların beraat edeceklerini, ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar hakkında mala zarar verme ve sıvı veya gaz halindeki enerjinin nakline ait tesislerde gece vakti hırsızlık suçlarından yapılan yargılama sonucunda Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/165 Esas, 2013/212 Karar sayılı ilamı ile CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, beraat kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, maddi olgu ile hukuk hakiminin bağlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar hakkındaki beraate ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmiş olduğu, ispat yükü kendisine düşen davacının, haksız fiilin ve zararın davalılarca meydana getirildiği iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, hukuk hakiminin ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmadığını, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının hukuk hakimi yönünden bağlayıcılığı olmadığını, bu nedenle kamu zararının davalılar tarafından karşılanması gerektiğinin açık olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5112, K. 2025/8669, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama