KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/5269 E., 2022/12932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
710 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada yaya ...'ün vefatı ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını açıklayıp 192.536,32 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile davacı ... için 77.881,36 TL davacı ... için 114.654,96 TL’nin tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davacıların desteğinin meydana gelen kazada öldüğünü açıklayıp destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Somut olayda, kaza tespit tutanağına göre kaza, davacıların desteğinin okuldan köy içi istikametine doğru karşıdan karşıya geçerken davalıya sigortalı araç sürücüsünün aracın ön sağ kısımları ile çarpması şeklinde gerçekleşmiş, ölene ve davalıya sigortalı sürücüye kusur atfedilmiştir.
Kazaya ilişkin başlatılan soruşturma dosyasında alınan raporda ölenin 2/8 oranında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün 4/8 oranında ve gerekli işaret ve levhaları koymayan belediyenin 2/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, kusur oranının belirlenmesi yönünden alınan bilirkişi raporunda desteğin ve belediyenin kusursuz olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Anılan rapor karara esas alınarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru üzerinden tazminata karar verilmiş, kusur oranına ilişkin davalı vekilince itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davalı, gerçek zarardan, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olup aynı olay ile ilgili olarak farklı kusur oranlarının belirlenmesi yargıda birliğin ve güvenin sağlanması ilkesine de aykırılık teşkil edecektir.
Buna göre hakem heyetince kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasında alınan kusur raporu ve eldeki davada alınan kusur raporları arasındaki çelişkiyi gideren kusur raporu aldırılmak suretiyle maddi oluşa ve kanuna uygun olarak kusur oran ve aidiyetleri belirlenmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Uyuşmazlık Hakem Heyetince tazminatın kapsamının belirlenmesine yönelik alınan raporda isabetli olarak TRH 2010 tablosu kullanılmış ise de bakiye ömrün tespitinde tam hayat formülü kullanılmış, rapor karara esas alınarak karar verilmiştir. Anılan karar bu yönüyle de hatalıdır.
Buna göre İtiraz Hakem Heyetince tazminatın belirlenmesinde bakiye ömür formülünün kullanılarak desteğin ve davacıların bakiye ömürlerinin belirlendiği ek rapor alınarak (temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar, güncel verilerin kullanılmaması gibi hususlara da dikkat edilmek suretiyle) hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Uyuşmazlık İtiraz Hakem Heyeti tarafından, başvurunun kabulüne ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam nispi vekalet ücretine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5269, K. 2022/12932, 24 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama