KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/5328 E., 2025/2670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2345 E., 2021/1546 K.
- İlk derece mahkemesi
- Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/472 E., 2019/377 K.
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine, İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın adli yardım talebinin kabul edildiği anlaşılmakla davacı tarafın temyiz dilekçesindeki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.02.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; trafik sigortasız aracın 13.06.2014 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında sigortasız araçta yolcu olan davacıların kızı/kardeşi ... ...’ın vefat ettiğini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak her bir davacı için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 9.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkili olmadığını, kaza yerinin Kemalpaşa İzmir olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davaya sebebiyet veren aracın kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, uzman bilirkişilerce rapor sunulması gerektiğini, davacılara ödenen miktar var ise ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müteveffanın otobüsün seyir halinde hareket halinde olduğu bir durumda otobüsün arka kapısını açarak sigara içtikten sonra dengesini kaybederek düştüğü, ağır yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, bu sebeple davacı tarafça geride kalan mirasçılara yönelik tazminat talebinde bulunulmuş olunduğu,
alınan 20.04.2015 tarihli Ankara Adli Tıp Kurulu raporunda müteveffa yolcu ... ...’ın asli kusurlu olduğuna dair, yine 27.04.2016 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurulu raporunda müteveffa yolcu ... ...’ın asli, tam ve tek kusurlu olduğuna dair, İTÜ’den alınan bilirkişi raporunda da müteveffa yolcu ... ...’ın %100 kusurlu olduğuna dair görüşler ileri sürüldüğü, olayın oluş şekli mahkemece bilirkişi raporları doğrultusuda değerlendirildiğinde ortalama zeka seviyesine sahip bir insandan beklenmeyecek hareketin gerçekleştirilerek kendi ölümüne sebebiyet veren müteveffanın tam kusurlu olduğuna kanaat getirildiği,
aynı zamanda otobüsün elektrikli kapısının müteveffa tarafından açıldığından otomotik kapının kendiliğinden veya tehlikeli bir şekilde açılmadığından otobüsün bu yönden teknik incelemesi yapılmadığı, şoför ve otobüs sahibi Bilal’in kapının açıldığını farkettiğinde yavaşlamasına ve müteveffanın düştüğü yer ile otobüsün durduğu yer arasında 40 metre kadar mesafenin olmasına dair tanık beyanlarının olması şoför ve otobüs sahibi Bilal’in gerekli önlemleri almaya çalıştığının göstergesi olduğu, olayın tüm oluş şekli değerlendirildiğinde bilindiği üzere Türk Hukuk Sisteminin hukukun üstünlüğünü esas aldığı,
kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemez ilkesi doğrultusunda kendisinden sonra kalanlara verilecek tazminatın vicdani olmayacağı kanaatine varılarak açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kazada vefat edenin çocuk olduğunu, ulusal ve uluslararası sözleşmelere göre hakkının korunması ve gözetilmesi gerektiğini, otobüs kapılarının açma kapama düğmelerinin sürücü kontrolünde olması gerektiğini, mahkemenin bilirkişi raporları ile bağlı olmadığını, mahkemece raporlar hukuk mantığına ve teknik verilere uygun görülmeyip hüküm tesis edilebilecekken bunun yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5328, K. 2025/2670, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama