İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5620 K.2025/8764

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2022/5620Karar2025/8764Tarih29 Mayıs 2025Okuma6 dk · 1.202 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/5620 E., 2025/8764 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mayıs 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1578 E., 2022/145 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.202 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacı idarenin işçi personelinin 2009-2010-2011 yıllarında SGK’dan aldıkları geçici iş göremezlik ödeneklerini kurumda maaş hazırlama biriminde sorumlu personel davalı ...’ye elden teslim ettiklerini, davalı ...’nin aldığı bu paraları işçilerin maaş bordrolarına yansıtmayıp uhdesinde tutarak işçilere tam maaş ödenmesini sağladığını, bu şekilde davacı idarenin zarara uğratıldığını, diğer davalıların ise görev ve sorumlulukları ihmal ederek zararın oluşumuna neden olduklarını belirterek Valilik Makamının 17.05.2012 tarihli görev onayı ile düzenlenen 30.05.2012 tarih, 341 sayılı rapor ile tespit edilen 166.953,25 TL kamu zararının aynı raporda adı geçen davalılardan 30.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı idareye bağlı İnsan Kaynakları Daire Başkanlığında işçi statüsünde görev yapmakta iken hakkında yapılan soruşturma sonucunda işten çıkarıldığını, asgari ücret ya da bunun çok az üzerinde ücretle çalışan işçilerin gelirine göre gördüğü tedavi sonucunda aldığı yüksek bedelli geçici iş göremezlik ödeneğinin bir bilgi almadan müvekkiline teslim etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin kimseden para tahsil etmediği gibi idarenin zararının oluşmasında bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin taraf sıfatı olmadığını, geçici iş göremezlik rapor ücretlerinin işçiler tarafından alınarak ...'ye teslim edildiğini, ...'nin söz konusu paraları idareye teslim etmediğinden işçilerin tam ücret aldığını, kurumca işçilere yapılan ödemelerin, işçilerin rapor paralarını ...'ye elden teslimi sonucu geliştiğini, insan kaynakları daire başkanlığındaki bütün personelin denetlenmesinde müvekkillerinin herhangi bir yetkisi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; kamu zararının harcama yetkisinin kullanılmasından kaynaklanmadığı için şahsının sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, zararın oluşmasında hiçbir kusuru bulunmadığını, aksine zimmet olayını ortaya çıkararak zararın artmasını kişisel çabasıyla engellediği için sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hakkında kamu davası açılmayan müvekkili açısından Mayıs 2013 tarihinde zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin İş Kanunu hükümlerine tabi görevlendirme yoluyla çalıştığı birimde ita amirlerinin talimatlarını uygulayan vasıfsız işçi statüsünde çalışan personel olduğunu, davacı idarenin kusur ve ihmal sorumluluğunu gözetmeden bütçe ve hesap işleri konusunda gerekli donanıma sahip olduğu meçhul olan ... Müdürü sıfatlı davacı idare personelinin raporu doğrultusunda işbu davanın açılmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 110.406,68 TL'nin davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bu bedele 30.05.2012 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalı ..., ... ve ... mirasçılarına karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ve ... vekili vekilince istinaf edilmesi üzerine.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalılar ..., ... ve ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları tutar kadar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 110.406,68 TL alacağın 30.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalı ...'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu tutar kadar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 44.162,67 TL alacağın 30.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... mirasçıları aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakkaniyet indiriminin yerinde olmadığını, tüm davalılar bakımından tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararla müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığının tespit edildiğini, kınama cezasının uygulanmasına ilişkin idari işlemin iptaline karar verildiğini, müvekkilinin görevi dolayısıyla sahip olduğu sorumluluk ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, ...'nin kastının açıkça ortaya konulmuş olup illiyet bağının kesildiğini, 22.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı yönünde görüş bildirildiğini, ...'nın 10.01.2014 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere tahakkuk evrakı ekinde herhangi bir kayıt mevcut olmadığını,

bu kapsamda müvekkilinin önüne gelen tahakkuk evrakından kimlerin raporlu ve izinli olduğunu görebilmesi ve iş göremezlik ödeneklerinin iade/mahsup işlemlerinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini anlamasının mümkün olmadığını, zararın müvekkilinin 2011 yılı sonlarına doğru geçici iş göremezlik ödeneklerinin idarenin hesabına aktarılmadığına dair almış olduğu duyumlar dolayısıyla... ile görüşerek kendisinden aldığı inceleme oluru üzerine tespit edildiğini belirtmiştir.

Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kimlerin raporlu ve izinli olduğunu görebilmesi mümkün olmadığını, müvekkillerinin İsmail'in amiri olmadıklarını, denetim görevi bulunmadığını, dava konusu paraların işçilerce elden diğer davalı ...'e verildiğini, ... elden aldığı paraları bildirse idi bu işlemin görülebileceğini ve muhasebeleştirilebileceğini, bordrolarda ya da belgelerde bir oynama, eksiklik bulunmadığını, yapılan ya da yapılmayan işlemleri Sayıştay denetçilerinin bile saptayamadığını, müvekkillerin saptayabilmesi için gerekli bir belge ya da uygulama da bulunmadığını, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini belirtmiştir.

Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin hatalı olması nedeniyle tavzih talep ettiklerini ancak taleplerinin reddedildiğini, kaldırma öncesinde ve diğer davalılar bakımından nispi vekalet ücretine hükmedilmişken müvekkilleri bakımından maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kurum zararı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup bu yön, kamu düzenine ilişkindir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da; “ ...yasa’nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çekişmesiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği…’’ vurgulanmıştır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir.

Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.

Bölge Adliye Mahkemesince davalı ..., ... ve ... yönünden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, diğer davalı ... yönünden herhangi bir indirim yapılmasına yönelik gerekçede bir ifade bulunmadığı ancak hükümde müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılar yönünden iki ayrı fıkrada olacak şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmuş olması infazda tereddüde yol açacağından doğru değil ise de bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı ..., ..., ... ve ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 ve 2 numaralı bentlerinin çıkartılarak yerine "Davalı ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalı ...'den 110.406,68 TL olmak üzere, diğer davalılar ..., ... ve ...'nın bunun 44.162,67 TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak 30.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsiline" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5620, K. 2025/8764, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5620
Karar No
2025/8764
Tarih
29 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5706 K.2025/8516
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5708 K.2025/7991
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5714 K.2025/8567
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5726 K.2025/5510
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5758 K.2025/7242
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5771 K.2025/8766

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.