İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/619 K.2023/10139

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/619Karar2023/10139Tarih3 Ekim 2023Okuma11 dk · 2.160 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/619 E., 2023/10139 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Ekim 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2021/951 D.İş, 2021/950 K.
Sayısı
İHK-2021/İHK-41252
Hüküm/karar
Davalı Vekilinin İtirazının Reddi/ Başvurunun Kabulü
Sayısı
K-2021/83333
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.160 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiyle ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı ve davalı tarafından gelen olmadı. Taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.10.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi bulunmayan araç sürücüsü ile davacı motorsiklet sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 69.622,28 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete yapılan başvuru sonrası davacıya 13.06.2019 tarihinde 28.659,00 TL ödeme yapıldığını ve söz konusu ödeme ile davalının davacı tarafından ibra edildiğini, davacı tarafından ...'na ibraz edilen 13.05.2019 tarihli Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen maluliyet raporuna göre davacının maluliyet oranının % 7 olarak belirlendiğini, ancak tahkim başvurusu esnasında sunulmuş olan 01.02.2021 tarihli Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunda maluliyet oranının % 11.6 olarak belirlendiğini,

raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı hususunun araştırılması ve müterafik kusuru bulunduğunun tespit edilmesi halinde Yargıtay içtihatları doğrultusunda müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlandığı, adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda tarafların dava konusu kazanın meydana gelmesinde eşit oranda kusurlu olduklarının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün % 50 kusuru, davacının % 12.1 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 69.622,28 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 69.622,28 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkili davalı ... tarafından yapılan ödeme ile davacının zararının giderildiğini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davalı tarafa başvuru aşamasında sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmaması nedeniyle başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi ile yapılması gerektiğini,

belirlenen kusur oranının olması gerekenden yüksek olduğunu, davacının kask ve koruyucu tertibat kullanmadığını, bu nedenle davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru bulunmadığından davalının temerrüde düştüğünden bahsedilemeyeceğini ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunun aktüer bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, Yargıtay kararları ile tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılması içtihat edildiğinden davalı vekilinin % 1.8 teknik faiz yönteminin esas alınması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı,

hükme esas alınan kusur raporunda mevcut deliller değerlendirilmek suretiyle kusur durumu belirlenmiş olup, raporun ayrıntılı, olaya uygun ve denetime elverişli bulunduğu, davacının kask ve koruyucu tertibat kullanmadığı gerekçesi ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin itirazın bu yönde bir delil bulunmaması ve davacının yaralanmasının omuz bölgesinde olması nedeniyle yerinde olmadığı, davalı tarafa yapılan başvurunun usulüne uygun olduğu,

bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve davacı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının soruşturma dosyasında kazaya neden olan sürücü ile uzlaşması nedeniyle tazminat talep etme hakkından vazgeçtiğini, davalının sorumluluğu sona erdiğinden tazminata hükmedilemeyeceğini, müvekkili davalı ... tarafından yapılan ödeme ile davacının zararının giderildiğini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davalı tarafa başvuru aşamasında sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmaması nedeniyle başvuru şartının yerine getirilmediğini,

bu nedenle başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, belirlenen kusur oranının olması gerekenden yüksek olduğunu, davacının kask ve koruyucu tertibat kullanmadığını, bu nedenle davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini,

usulüne uygun başvuru bulunmadığından davalının temerrüde düştüğünden bahsedilemeyeceğini ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 uncu, 51 inci, 54 üncü ve 166 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci ve 91 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38 inci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 253 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (17) ve (19) numaralı bentleri şöyledir: “(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.” “(19) Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38'inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.”

Anılan düzenlemelere göre uzlaşmanın sağlanması hâlinde davacının soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açma hakkı ortadan kalkar. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında alacaklının, borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesinin diğer borçluları da ibra edilen iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtaracağı düzenlenmiştir. İbranın diğer müteselsil borçlulara etkisine ilişkin bu özel hükümle alacaklının sadece bir borçluyu ibra etmesi üzerine, ibra ettiği borçlunun iç ilişkideki payı kadar, diğer borçlulara karşı da alacak hakkını kaybedeceği hükme bağlanmıştır.

Somut olayda; 05.05.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/1850 soruşturma numaralı dosyasında, davacının davalı araç sürücüsü ile CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaştığı, kazadaki yaralanma nedeniyle tarafların uzlaştıklarına dair uzlaşma tutanağı düzenlendiği, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığınca araç sürücüsü hakkında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle uzlaşma tutanağının ilam mahiyetinde olduğu ve tutanağını aksinin de aynı kuvvetteki delillerle ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sayın Çoğunluk. Somut olayda; meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında, davacının davalı araç sürücüsü ile CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaşıldığını, kazadaki yaralanma nedeniyle tarafların uzlaştıklarına dair uzlaşma tutanağı düzenlendiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca araç sürücüsü hakkında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği,

uzlaşma tutanağının ilam mahiyetinde olduğu ve tutanağının aksinin de aynı kuvvetteki delillerle ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.

5271 sayılı CMK’nun 17. Bendine göre; “Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.”

Aynı maddenin 19. bendi son cümlesine göre; “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.”

Aynı maddenin 5. bendine göre; “Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.” Yine aynı maddenin 7.bendinde ise; “Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.” Hükümleri yer almaktadır.

Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde Cumhuriyet Savcılığı aşamasında İcra İflas Kanununun 38. maddesine göre uzlaşma raporunun yazılı ilam mahiyetinde olması için öncelikle uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçlarının taraflara açıkça anlatılması gerekir. Ayrıca suçtan birden fazla zarar gören varsa uzlaşmaya gidilebilmesi için mağdur ve suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmiş olması gerekir.

Türk Borçlar Kanunu 54. maddesinde düzenlenen bedensel zararlar gerekse 53. maddesinde düzenlenen destekten yoksun kalma zararlarında haksız fiil neticesi sürekli veya geçici iş göremez ... gelen kişi ile birlikte yakınlarının da manevi zararı oluşmaktadır. Bu nedenle bedensel zararlarda bir uzlaşmadan bahsedebilmek için bedensel zarara uğrayan mağdur ile birlikte onun sakat kalmasından dolayı manevi zararı oluşan yakınlarının da uzlaşmaya katılması gerekir.

Diğer taraftan trafik kazası nedeniyle yaralanan ve malul kalan kişilerin zararından soruşturma dosyasında şüpheli konumunda olan sürücü yanında işleten (araç maliki) ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da teminat limiti kadar müteselsil sorumludur.

Bu nedenle trafik kazası nedeniyle yaralanan kişiler açısından yaralanan kişinin kendisini yaralayan şüpheli ile uzlaşması durumunda diğer müteselsil zarar sorumluları işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısına maddi ve manevi zararlarının giderilmesini için talepte bulunamayacağının zarar gören mağdura açık bir şekilde CMK 253.maddesinin 5.bendi gereği anlatılması gerekir.

Bütün bu hususlar anlatılmadan tüm zarar görenlerin katılmadığı uzlaşma raporunun trafik kazalarından doğan tüm sonuçları anlatılmadan Cumhuriyet Savcılığınca maktu hazırlanan raporun uzlaşma raporu olarak zarar görene ceza soruşturmasında uzlaştığı saiki ile imzalatılarak zarar görenin hayat boyu sürekli maluliyeti nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararının hiç dikkate alınmadan bu raporun kanunun aradığı uzlaşma raporu olarak kabul edilmesi çok büyük hak kayıplarına neden olacağı gibi trafik kazası nedeniyle hayat boyu sürekli iş göremez ... gelen kişilere yeniden bir mağduriyet yaşayacaktır.

Diğer taraftan Karayolları Trafik Kanunu 111.maddesine göre. “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.

Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” Kanunun bu hükmü ile trafik kazalarında zarar gören kişilerin kazanın mağduriyeti ile yapacağı ve sorumluları borçtan kurtaracak anlaşmaların, ibraların ve feragatların yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde ödenen tazminattan daha fazla bir zararının olması durumunda açılacak dava ile geçersiz olacağı düzenlenmiştir.

Bir başka ifade ile trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan veya desteğini kaybeden kişilerin zarar sorumlusu sürücü, işleten veya zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ile yaptığı anlaşmalar veya ibralar iki yıl içinde zarar görenler bu ibradan döndüğünü karşı tarafa ilettiği anda yapılan anlaşma ve ibralar geçersiz olduğu kabul edilmiştir.

CMK’nun 253.maddesi ile KTK’nun 111.maddesi birlikte değerlendirildiğinde CMK’nun tüm suçlarda ve haksız fiillerde uygulanacak bir hüküm iken KTK’nun 111. maddesinin trafik kazaları nedeniyle oluşan zararlar ile ilgili olup daha özel bir düzenleme olması ve trafik kazası nedeniyle sakat kalan yada desteğini kaybeden kişilerin mağduriyetini gidermeye yönelik olması nedeniyle KTK 111. maddesinin öncelikle uygulanması gerekecektir.

Uzlaşma raporunda hiçbir ödeme almadan, yaptığı uzlaşmanın maddi ve manevi haklarından mahrum edeceği, sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısına bir daha tazminat haklarını ileri süremeyeceği açıkça anlatılmadan yapılan uzlaşma raporunun CMK’nun 253.maddesinde ki amacına uygun olmadığı gerekçesi ile itiraz hakem kararının esası hakkında temyiz incelemesi yapılması gerekirken uzlaşma raporu olmasına göre davanın reddi gerektiği yönünde ki çoğunluğun bozma kararına katılmamaktayım.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/619, K. 2023/10139, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı
  6. IV. İtiraz
  7. A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
  8. B. İtiraz Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/619
Karar No
2023/10139
Tarih
3 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/621 K.2023/10915
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2022/625 K.2023/914
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/629 K.2023/10916
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/639 K.2023/5198
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/653 K.2023/5074
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/658 K.2023/5826

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.