KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/6427 E., 2024/2058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/134 E., 2021/422 K.
- Davalılar
- 1-... vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... 3-...Birleşik Tekstil Turz. İnş. San. ve Akr. Tic. Ltd. Şti.
- Dava tarihi
- 31.03.2010
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi
Karar Metni
1.192 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; çeşitli illerde faaliyet gösteren ... Grubu Şirketleri adı altındaki şirketlerin... isminde bir şahsa ait olmasına rağmen vergi daireleri ve denetim elemanları tarafından yapılan araştırmalarda çoğunun kağıt üzerinde...'in yanında çalışan kişiler adına kayıtlı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, gerek ...Birleşik Tekstil Tur. İnş. San. ve Akaryakıt Tic. Ltd. Şti. gerekse...
Petrol Ürünleri A.Ş. aleyhine ödeme vadesi gelmiş hatta geçmiş vergi borçlarından dolayı vergi daireleri tarafından 6183 Sayılı A.A.T.U.H.K. uyarınca icra takipleri yapılmış ve bu takiplerin kesinleşmiş olduğunu, borçlu şirketlerden vergi alacağını tahsil amacıyla idare tarafından yapılan malvarlığı araştırmasında dava konusu taşınmazın davalı borçlu şirket adına kayıtlı iken borçlarından dolayı başka kişilere satılmış olduğunun tespit edildiğini,
bu devrin resmi ve yasal gibi gözükse de gerçekte muvazaalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Kütahya ili Gediz ilçesi Dayınlar Mahallesi Uşak Şosesi mevkii 449 ada 236 parsel sayılı taşınmazın 11.08.2005 tarihinde davalı ... tarafından Mustafa Kuvvet'e yapılan satışındaki gerçek satış bedelinin tespiti ile bu bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hazineye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Birleşik Tekstil Turz. İnş. San. Ve Akr. Tic. Ltd. Şti.; davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını belirterek reddini istemiştir.
3.Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.09.2014 tarihli ve 2010/102 Esas, 2014/466 Karar sayılı kararı ile; dosyada mevcut olan 05.11.2004 tarihli porotokolün;..., ..., ... ve Ahmet Tokat arasındaki ilişkiyi gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 492.845,20 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.11.2019 tarihli ve 2017/1992 Esas, 2019/10097 Karar sayılı ilamı ile;
"...
1-Dava, 6183 Sayılı AATUHK'nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olup bu tür davalar yasanın 25.maddesi gereğince borçlu ve onunla hukuki işlemde bulunan 3.kişiler aleyhine açılır. Borçlu ile hukuki işlemde bulunan 3.kişi iptale tabi tasarrufa konu malı 4.kişiye devretmişse, davacı, 4.kişinin kötüniyetli olduğu iddiası ile davasını ona karşı da yöneltebileceği gibi 6183 sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince davalı 3. kişinin dava konusu mal, hak ve değerleri elinden çıkardığı tarihteki bedel ile sorumlu tutulmasını da isteyebilir.
Somut olayda; dava konusu gayrımenkulün dava dışı borçlu ...Birleşik Tekstil Tur.İnş.San...Şti. adına kayıtlı iken 05.11.2004 tarihinde yine dava dışı 3.kişi ...’a Gediz İcra Müdürlüğü 2003/759 sayılı icra dosyası kapsamında cebri icra yoluyla devredildiği, daha sonra 21.04.2005 tarihinde ... tarafından davalı 4.kişi konumundaki ...’a devredildiği ve onun tarafından da 11.08.2005 tarihinde dava dışı Mustafa Kuvvet’e satıldığı anlaşılmaktadır.
Borçlu ile 3. kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan borçlunun veya 3.kişinin veya her ikisinin de dava dilekçesinde yer almaması halinde yer almayan tarafa (...Birleşik Tekstil Tur.İnş.San.Şti. ve ...’a) dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- 6183 Sayılı Yasanın 26. maddesinde İİK 284. maddesine paralel biçimde kamu alacağından dolayı açılan tasarrufun iptali davasının tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde açılması öngörülmüştür. Anılan dava açma süresi hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan mahkemece davanın süresinde açılıp açılmadığının res'en incelenmesi gereklidir.
Somut olayda dava konusu gayrımenkulün dava dışı borçlu ...Birleşik Tekstil Tur.İnş.San.Şti. adına kayıtlı iken 05.11.2004 tarihinde yine dava dışı 3.kişi ...’a Gediz İcra Müdürlüğü 2003/759 sayılı icra dosyası kapsamında cebri icra yoluyla devredildiği anlaşıldığından söz konusu ihale tarihi 05.11.2004 olup eldeki dava 5 yıllık hak düşürücü süre geçirilerek 31,03.2010 tarihinde açılmıştır. O halde mahkemece davanın hak düşürücü süre yönünden res’en dikkate alınması gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi isabetli değildir.
3-Kabule göre de; 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalarda vekalet ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü gereğince taraflar yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu gayrimenkulün borçlu ...Bileşik Tk. Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı iken Gediz İcra Müdürlüğünün 2003/759 esas sayılı dosyasından 15.11.2004 tarihinde dava dışı 3.kişi ...'a cebri icra yoluyla devredildiği, ihale tarihi olan 05.11.2004 tarihinden iş bu davanın açıldığı 31.09.2010 tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü süre geçirilmiş olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tasarrufun iptali talepli olmayıp muvazaa sebebiyle alacak davası olduğunu, taşınmazın muvazaalı bir şekilde ... adına satın alındığını ve daha sonra protokol gereği davalıya, ondan da 4. kişi Mustafa Kuvvet'e satıldığını, taşınmazın icradan muvazaalı işlemlerle 03.12.2004 tarihinde tapuda ... adına tescilinden çok kısa bir süre sonra yine delil olarak sunulan ve muvazaanın açık ve kesin belgesi olan 05.11.2004 tarihli protokole göre taşınmazın 21.04.2005 tarihinde ... tarafından muvazaalı ve kötü niyetli olarak davalı ...'a satışının gerçekleştiğini,
en son davalı ... tarafından 11.08.2005 tarihinde Mustafa Kuvvet isimli şahsa satıldığını, Son alıcının, mükellefin maksadını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olup olmadığına dair bilgi sahibi olunamaması sebebiyle son satış tarihi olan 11.08.2005 tarihinde alacak davasına dönüşen davanın, son satış tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde açıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 24 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6427, K. 2024/2058, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama