KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/7410 E., 2025/258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/659 Esas 2022/774 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/197 Esas 2020/771 Karar
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin zirai ilaç bayisinde ziraat mühendisi olarak, aynı zamanda Tarım Sigortaları Havuzu bünyesinde de tarım sigortası eksperi olarak görev yaptığını; davalı tarafından 18.07.2016 tarihinde BİMER'e yapılan şikayet nedeniyle hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ceza soruşturması başlatıldığını ve Tarım Sigortaları Havuzu Disiplin Kurulu tarafından meslekten çıkarılmasına karar verildiğini, müvekkili hakkında delil bulunmaması nedeniyle FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini,
bu kararın akabinde görevine iadesi yapılmış ise de on beş ay boyunca eksperlik görevini yapamadığını, davalının haksız şikayeti nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız şikayet tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının darbe girişiminden sonra yapmış olduğu Facebook paylaşımı nedeniyle müvekkilinin şikayet hakkını kullandığını, müvekkilinin şüphe üzerine hareket ettiğini, davacıya zarar vermek amacı olmadığını, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, davacı hakkında şüphe duymasına yetecek ölçüde delil bulunduğu, davacıyı haksız yere suçlama ve onu lekeleme kastının bulunmadığı, davalının ihbarının hukukça korunan bir üstün hak ve çıkara dayandığı, şikayet hakkının kullanılması nedeniyle davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığı; iddia edilen maddi zarar ile davalının şikayeti arasında illiyet bağının bulunmadığı, idari karar ile davacının eksperlik görevine son verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının şikayetini bazı olgu ve emarelere dayanarak yaptığı, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığı, maddi ve manevi tazminat talebinin reddedilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine; davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili hakkında delil bulunmaması nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin facebook paylaşımında buna dair delil ya da emare bulunmamasına rağmen şikayet edilmesinin hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, maddi zarar ile haksız şikayet arasında illiyet bağı bulunduğunu, haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi zararının olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalının eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7410, K. 2025/258, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama