KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/7865 E., 2024/3751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/716 E., 2022/814 K.
- Hüküm/karar
- Red
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/361 E., 2020/145 K.
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nun müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları takip sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırma amacıyla kendisine ait taşınmazını 20.07.2016 tarihinde diğer davalıya sattığını öne sürerek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/361 Esas 2020/145 Karar sayılı kararıyla, muvazaa olgusunun ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2020 tarihli ve 2021/694 Esas 2021/908 Karar sayılı kararıyla , borçlunun bir çok borcu olduğunu ve dava konusu taşınmazı arkadaşının kızına mal kaçırma amacı ile sattığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak , davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .........,vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 07.12.2021 tarihli ve 2021/18003 Esas, 2021/9871 Karar sayılı ilâmı ile; "..Dava koşulları yönünden somut olaya bakıldığında, borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden önce ve alacağın gerçek olduğunun ispatlandığı borçlu hakkındaki takibin kesinleştiği 24.10.2016 tarihli haciz tutunağının İİK’nın 105. maddesi anlamında aciz belgesi niteliğinde olduğu, davanın 5 yıllık sürede açıldığı sabit olmuştur.
Bu ön koşulların varlığından sonra, tasarrufun İİK’nın 278-279-280. madde kapsamında iptali gerektiren bir durumun varlığının olup olmadığı araştırmasına gelince, dava konusu taşınmaz tapuda 96.870,00 TL bedel ile satın alınmış ve üçüncü kişi tarafından ipotek bedeli olarak, 500.000,00 TL ödenmiştir. Bilirkişi taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerini 493.800,00 TL olarak belirlemiştir, bu durumda ivazlar arasında bir bedel farkı olmadığı açıktır.
Davalılar arasında işlemin iptalini gerektiren bir akrabalık bağı da tesbit edilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine üçüncü kişi ...’un borçlu ...’nun mali durumunu bilebilecek bir yakınlık tanışıklık olduğu somut bilgi veya belge ile ispatlanmamıştır.
Salt davacı vekilinin yargılamanın ilerleyen aşamalarında verdiği 04.03.2019 tarihli istinaf dilekçesinde belirttiği borçlu ile üçüncü kişinin babasının yakın arkadaş olduğuna ilişkin soyut iddia dışında, bu iddiayı ispatlayan bir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır. Bu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma ilamındaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde ; davalı üçüncü kişinin borçlunun arkadaşının kızı olduğunu, alım gücü olmadığını belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun'un 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'un (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun'un 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7865, K. 2024/3751, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama