İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/8072 K.2024/2191

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/8072Karar2024/2191Tarih28 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.990 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/8072 E., 2024/2191 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Şubat 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/17 E., 2021/153 K.
Hüküm/karar
Davanın Kısmen Kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.990 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı T.C. Ziraat Bankası ...

Şubesi ile davacıların murisi... arasında 14.11.2014 tarihinde 57.000,00 TL'lik tarımsal kredi sözleşmesi akdedildiğini,...'in 16.04.2015 tarihinde mide kanseri sebebiyle vefat ettiğini, bu sebeple davacıların davalı bankaya müracaat ederek kredi borcunun davalı sigorta şirketinden tahsil edilmesini talep ettiklerini, hastalık tanısının 14.11.2014 tarihinde konulduğu gerekçesiyle davalı banka tarafından bu hususun reddedildiğini, ancak belirtilen tarihte müteveffaya mide kanseri teşhisinin değil ülser teşhisinin konulduğunu, mide kanseri teşhisinin 05.12.2014 tarihinde konulduğunu,

yapılan tetkiklerle geçen bu süre zarfında müteveffanın mide kanseri olduğunu bilmesinin mümkün olamayacağını ve bu nedenle krediden vazgeçmesinin beklenilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek davacı müvekkillerinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile sigorta bedelinin (65.550,00 TL) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı banka ile müvekkili olduğu şirket arasında imzalanan ... Sigorta Sözleşmesi kapsamında, sigorta sözleşmesinden doğan hak ve alacakları talep etme hakkının T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'ye ait olduğunu, aynı sözleşme kapsamında sigortalı varislerinin doğrudan sigorta tazminatına hak kazanmalarının mümkün olmadığını, ... Sigarta Sözleşmesi kapsamında sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının teminat dışı bırakıldığını, ayrıca ...

Sigorta Bilgilendirme formunun doğru cevaplanarak imzalanması gerektiğini, murisin de bu sertifikayı kabul ederek imzaladığını, sigortalının sigorta kapsamına alınması öncesinde yapılan tetkiklerinde kanser şüphesi/tanısı aldığını, sigortalının mide kanseri olduğunu, vefat nedeni ile kanser hastalığı arasında illiyet bağının bulunduğunu, ölüm belgesinde yazmıyor olsa dahi vefat epikrizinde davacılar murisinin açıkça mide CA tanısı nedeni ile vefat ettiğinin kayıtlandırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı T.C.

Ziraat Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı bankaya borçlunun mirasçıları ve kefilleri ile sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacılar vekili tarafından hangi yasal gerekçeyle borçlu olmadıklarının ortaya konulmadığını ve kredi borcunun halen devam ettiğini, mirasçı olan davacıların mirası reddettiklerine ilişkin bir beyan veya kabullerinin olmadığını, davacıların gerek kefil ve gerekse birinci derece mirasçı olarak borçtan şahsen sorumlu olduklarını,

kredi alacağının tahsil ve tasfiye edilmediği dikkate alındığında davacıların borçlu olmadıklarının tespiti talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borçlunun sözleşme nedeni ile hayat sigortası yaptırmış olmasının ölümden sonra borcun kendiliğinden sona ereceği anlamına gelmediğini, sigortalının ölümü halinde tazminat ödemesinin kredi borcunu kapatmak amaçlı bir uygulama olduğunu, ilgili sigorta şirketi tarafından müşteriye vefat tazminatı ödenip ödenmemesine davalı bankanın hukuken bir müdahalesinin söz konusu olmayacağını,

bu hususun sigorta eden ile sigortadan yararlanacaklar arasında çözümlenmesi gereken bir husus olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2017 tarihli ve 2015/57 Esas, 2017/629 Karar sayılı kararıyla; Muris ... ile davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. arasında imzalanan tarımsal kredi sözleşmesi nedeniyle davacıların T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitine, davalı ...Ş.'ye karşı açılan davanın kısmen kabulü ile sigorta edilen 65.550,00 TL'nin dava tarihi olan 22.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte Ziraat Hayat Emeklilik A.Ş.'den tahsili ile miras hisseleri oranında 16.387,50 TL'sinin davacı ...'e, 16.387,50 TL'sinin davacı ...'e, 16.387,50 TL'sinin davacı ... ...r'e, 16.387,50 TL'sinin davacı ...'e verilmesine, diğer davacılar ..., ... ve ... açısından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Bankası Aş ve davalı ... Aş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2019 tarihli ve 2018/705 Esas, 2019/823 Karar sayılı kararıyla. Davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine, davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ...

Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'nce verilen 19.09.2017 tarih ve 2015/57 Esas 2017/629 Karar sayılı hükmün, HMK'nın 353/(1)-b-2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacılar tarafından davalı T.C.

Ziraat Bankası A.Ş. aleyhine açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacılar tarafından davalı ...Ş.'ye karşı açılan davanın kabulü ile sigorta edilen 65.550,00 TL'nin dava tarihi olan 22.07.2015 'den itibaren işleyecek ticari faizi ile Ziraat Hayat Emeklilik A.Ş.'den tahsili ile miras hisseleri oranında 16.387,50 TL'sinin davacı ...'e, 16.387,50-TL'sinin davacı ...'e, 16.387,50 TL'sini davacı ... ...r'e, 16.387,50-TL'sinin davacı ...'e verilmesine, diğer davacılar ..., ... ve ... açısından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Bankası Aş ve davalı ... Aş vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.12.2020 tarihli 2019/3975 Esas 2020/8567 Karar sayılı ilamı ile;

"Davacılar murisi ... ile davalı sigorta şirketi arasında 14.11.2014 tarihinde hayat sigorta sözleşmesi düzenlenmiş; poliçenin düzenlenmesinden sonra, 16.04.2015 tarihinde sigortalı vefat etmiştir.

Davalı taraf, kanser hastalığının poliçe teminatı dışında olduğunu ve davacılar murisinin poliçe tanzim tarihinde kanser hastası olduğunu bildiğini ve müteveffa sigortalının bu durumu müvekkilinden saklaması nedeniyle sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı savunmasında bulunmuştur. Mahkemece, müteveffaya 02/12/2014-05/12/2014 tarihleri arasında kesin tanı konulduğunu, dolayısıyla poliçe tanzim tarihinden sonra hastalığın kesin tanısının konulduğu, bu sebeple davalı sigorta şirketinin sigortada mevcut bulunan teminat kapsamında sigorta bedelini sigorta mevzuatı çerçevesinde ödemekle sorumlu olduğu şeklinde yorumlanan bilirkişi raporları benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Poliçenin tanzim edildiği ve rizikonun gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 1435. maddesi ile sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki sigortalının doğru bilgi verme (beyan) yükümlülüğü düzenlenmiştir. Sigorta hukukuna ilişkin genel düzenleme mahiyetinde olan bu hüküm, hayat sigortalarında da uygulanmaktadır.

6102 sayılı TTK'nun 1435. maddesinde sigorta ettirenin, sözleşmenin kurulması sırasındaki doğru beyan yükümlülüğünün kapsamı düzenlenmiştir. Gerek TTK'nun 1435. maddesi ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre; sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki beyan yükümlülüğüne uymamanın sonuçları ise, aynı kanunun 1439/2. maddesinde belirlenmiştir.

Dosya kapsamına göre, 14.11.2014 tarihli tarımsal kredi ... sigorta sözleşmesinde, davacılar murisine ayrıca bilgi formu verilmediği, herhangi bir hastalığının olup olmadığının sorulmadığı, bu hususta beyanının alınmadığı anlaşılmaktadır. Ancak sigorta sözleşmesinin 10. maddesinde kanser hastalığının teminat dışı olduğu, sigorta sözleşmesi öncesinden bu hastalığı bulunanlar ya da kanser şüphesi ile herhangi bir tetkik yaptıranlar veya bir tetkik sonrası kanser şüphesi bulgusu olan kişilerin sigorta kapsamına alınmayacağının belirtildiği, sözleşmenin ''okudum, anladım ve teslim aldım'' denilerek davacılar murisi tarafından imzalandığı görülmüştür.

Somut olayda; davacılar murisi ...'e ... Devlet Hastanesi'nde çekilen 12.11.2014 tarihli USG raporunda, mide duvarında kalınlık bulunduğu ve endoskopi önerildiği belirtilmiş; ancak raporda herhangi bir kanser şüphesi bulgusu yada kanser şüphesine yer verilmemiştir.

Aynı hastahanede 14.11.2014 tarihinde saat 10.00'da, ...'e endoskopi yapılmış, ülsevejetan kitleye rastlanmış, malignite (kanser) şüphesi olduğu belirtilmiş; kesin tanı ise ...Eğitim ve Araştırma Hastahanesi'nde 02.12.2014 tarihinde konulmuştur.

Kredi sözleşmesi ve hayat sigorta sözleşmesinin imzalandığı tarihte davacılar murisine kesin tanı konulmadığı gibi, kanser şüphesinin tanımlandığı tarih ile sigorta sözleşmesinin tarihi aynı olup; her ne kadar kanser şüphesinin oluştuğu saatin 10.00 olduğu anlaşılmakta ise de, sigorta sözleşmesinde saat belirtilmemiştir.

Poliçe aksi kararlaştırılmadıkça sigortanın poliçede başlama ve sona erme tarihleri olarak yazılan günlerde, sigorta teminatının öğleyin saat 12'de başlayacağı ve öğleyin saat 12'de sona ereceği kabul edilmiştir. Bu itibarla; poliçe tanziminden 2 saat önce konulan tanı ile ölüme etki edecek nitelik taşıyan önceki kronik hastalıkların, riskin kapsamı konusunda değerlendirme yapma hakkı bulunan sigortacıya bildirilmesi gerektiği açıktır.

TTK'nun 1439/2. maddesinde, sigortalının kasten ya da ihmali ile beyan yükümlülüğüne uymaması hallerinin, sigortacının tazminat sorumluluğunun son bulması, tazminattan indirim yapılması, proporsiyon hesabı ile tazminatın belirlenmesi şeklinde üç ayrı sonucu olduğu kabul edilmiştir. Sigortalının poliçeden önceki rahatsızlıklarını bildirmediği ve bu bildirmeme halinin kast derecesinde olduğu; bildirilmeyen hastalıkların sadece ölüme etki eden faktör olup doğrudan ölüm nedeni olmadığı (bağlantının bulunmadığı) durumda, ödenen prim ile ödenmesi gereken prim arasındaki orana göre (proporsiyon hesabıyla) tazminatın belirlenmesi, TTK'nun 1439/2. maddesi gereğidir.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; davacı murisinin, sigortacı için önemli sayılabilecek bir hususu bildirme yükümlülüğünü ihlali nedeniyle, TTK'nun 1439/2. maddesinin son cümlesindeki proporsiyon hesabıyla tazminatın belirlenmesi şartları da dikkate alınarak bu hususun hükümde tartışılması, gerekli araştırmanın yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.12.2020 tarih ve 2019/3975 E. 2020/8567 K. sayılı bozma ilamına uyulmakla; davacı murisinin, sigortacı için önemli sayılabilecek bir hususu bildirme yükümlülüğünü ihlal ettiği, Ancak endoskopi raporunda kanser şüphesi yazılmış olmakla birlikte bu kişinin kanser olduğu anlamına gelmeyeceği burada varsayımsal bir durumun oluştuğu bu şüphenin sonucunda kanser hastalığı ihtimalinin %50 olacağının açık olduğu,

sigortalının bu hususu bildirmesi halinde krediye bağlanan prim ve sigorta miktarının değişeceğinin sabit olması birlikte değerlendirildiğinde mahkemece takdiren sigorta şirketinin ödemesi gereken miktarda %50 oranında indirim yapıldığı, Her ne kadar davacı tarafından muris ve kefillerin HTS kayıtlarının istenilmesi talep edilmişse de, HTS kayıtlarında tarafların birbiri ile olan görüşmelerine ilişkin tarih ve saat bilgisine ulaşılabileceği kredinin çekilme saatinin net bir şekilde elde edilmesinin mümkün olmadığına kanaat getirilerek istemin reddedildiği,

davalı banka yönünden davacılar murisi ...'in kullandığı tarımsal kredi borcunun ödendiği, 13.09.2017 tarihinde borcun kapatıldığı ve rehnin kaldırıldığı bildirilmiş olduğundan konusuz kalan borç ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacılar tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile davacılar tarafından davalı T.C.

Ziraat Bankası A.Ş. aleyhine açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacılar tarafından davalı ...Ş.'ye karşı açılan davanın kısmen kabulü ile takdiren 32.750,00TL'nin dava tarihi olan 22.07.2015 'den itibaren işleyecek ticari faizi ile Ziraat Hayat Emeklilik A.Ş.'den tahsili ile miras hisseleri oranında 8.193,75 TL'sinin davacı ...'e, 8.193,75 TL'sinin davacı ...'e, 8.193,75 TL'sini davacı ... ...r'e, 8.193,75 TL'sinin davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davacılar ..., ... ve ... açısından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 12.11.2014 tarihli raporda kanser şüphesi olmadığı bunun müteveffa tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, mütevaffanın kredi başvurusunun kredi tarihiyle aynı olmadığı bu durumun gözden kaçırıldığı, kredinin çekme saatinin HTS kayıtları incelemesi ile ortaya çıkabileceği, müteveffanın kanser şüphesi tanısı konulmadan krediyi çektiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalının basiretli tacir olarak kredi saatini tyazması gerekriken yazmamasının proporsiyon hesabında dikkate alınması gerektiği davanın tümden kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Türkiye Hayat ve Emeklilik vekili temyiz dilekçesinde; davanın görülmesine bankanın muvafakat verip vermediğin sorulması gerektiğini, müteveffanın sigorta kapsamına alınmadan evvel kanser hastalığına dair tetkik yaptırdığı kredi kullandığı gün kanser tanısı aldığını, beyan yükümlülüğüne kasten aykırı davrandığını, bozma ilamı sonrası hükme alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davalı hakkındaki dava hakkında konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm verilmesine rağmen aleyhe vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; hayat sigortası poliçesine dayalı sigorta bedelinin tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1487. Maddesi, Hayat Sigortaları Genel Şartları.

3. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacılara iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8072, K. 2024/2191, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8072
Karar No
2024/2191
Tarih
28 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/8080 K.2024/4100
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/8081 K.2024/2417
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/8086 K.2024/3264
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/8094 K.2024/1321
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/8098 K.2024/2946
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/8099 K.2024/2942

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.