KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/8487 E., 2024/2656 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/421 Değişik İş - 2022/421 Karar
- Sayısı
- 2022/İHK-18278
- Dava tarihi
- 09.09.2021
- Hüküm/karar
- Kabul/İtirazın Reddi
- Sayısı
- K-2022/3781
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası(ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 17.07.2019 tarihinde yaya olan davacıya çarptığını ve davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 251.855,59 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından başvuru sırasında usulüne uygun rapor sunulmadığından başvurunun reddedilmesi gerektiğini, sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, davacı tarafından sunulan rapor ile müvekkili tarafında medikal firmadan alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkilinin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik esas alınarak düzenlendiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 238.827,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.191,49 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.837,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 251.855,59 TL'nin 13.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı düzenlenmesi nedeniyle başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru olmadığını, davacı tarafından sunulan rapor ile müvekkili tarafından medikal firmadan alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, bakıcı giderinden %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, bu nedenle davalıya usulüne uygun başvurunun yapıldığı, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davacı tarafından sunulan raporun üniversite hastanesi tarafından düzenlenmesi nedeniyle davalı tarafından alınan medikal rapor ile arasında çelişki olduğundan söz edilemeyeceği, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olduğu,
bakıcı gideri talep edilebilmesinin fiilen bakıcı tutulması şartına bağlı olmaması nedeniyle indirim yapılamayacağı, davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı düzenlenmesi nedeniyle başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru olmadığını, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85,86, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, dosya arasında bulunan soruşturma dosyasına ilişkin belgelerde herhangi bir kusur raporuna rastlanılmadığı, olaya ilişkin kamera kaydı olup olmadığının dosya içeriğinden anlaşılmadığı ve dava konusu olaya dair soruşturma dosyasında şikayet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Olayın oluş şekli ve dosyada mevcut belgeler gözetildiğinde Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusura ilişkin alınan bilirkişi raporunun kazanın taraflarının beyanlarına istinaden düzenlendiğinden yetersiz olduğu görülmektedir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyasının ve özellikle soruşturma dosyası içerisinde kamera kaydı varsa bunun da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
V. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8487, K. 2024/2656, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama