KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/865 E., 2024/2081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/3367 E., 2021/1715 K.
- Dava tarihi
- 07.01.2015
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/42 E., 2017/675 K.
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; Mahkemece kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu; Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.07.2012 kaza tarihinde davacının maliki davalının ise ZMMS sigortacısı olduğu aracın dava dışı başka bir araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla 400,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL tedavi ve bakım giderleri olmak üzere 1.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiz oranları ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazaya karışan aracın ZMSS poliçesi ile davacı adına sigortalı olduğunu, ZMMS sigorta poliçesi gereği sigortalı-işletene düşen hukuki sorumluluğun zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edildiğini, bu sebeple davacı talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, bu anlamda dava konusu kazada müvekkili şirketin bizzat trafik sigortacısı olduğu aracın sahibi ve işleteni olan davacıya karşı sorumluluğunun olmadığını, davacının kendi sigortacısından tazminat talebinde bulunamayacağının açık olduğunu, belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/son maddesine göre, işletenin, araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğundan davacı ...'un 21.07.2012 kaza tarihi itibariyle ... plakalı kamyonetin araç sahibi, işleteni olması sebebiyle kendi sigortacısından trafik kazası neticesinde yaralanmasından dolayı bedensel zarar için tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının araç maliki olduğu, işleten sıfatının ortadan kalktığı, üçüncü kişileri de bağlayacak güçte yazılı belgeler ile ispatlayamadığı, kazaya karışan aracın yatırım amacıyla alındığını belirtmesi karşısında, araç üzerindeki ekonomik menfaatinin de devam ettiği gözönünde tutulduğunda, işleten sıfatına haiz olan davacının taleplerinin ZMSS sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/865, K. 2024/2081, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama