KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/910 E., 2024/9676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/586 E.-2021/1357 K.
- İlk derece mahkemesi
- Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/435 Esas-2020/556 Karar
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin maliki bulunduğu Batman Körük Köyünde bulunan tapuda 2150, 2321 nolu parselde kayıtlı taşınmazlara davalı kurumca çöp, atık, moloz dökmek suretiyle zararlandırıcı faaliyetler gerçekleştirildiğini belirterek uğranılan zararın şimdilik 1,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 267.667,30 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
15 yıldır müvekkili kurumun dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgedeki çöp sahasını kapattığını, bu nedenle davacının haksız fiile dayalı davasının zamanaşımına uğradığını, öncelikle zamanaşımından davanın reddini, davacının taşınmazlarında oluşan zararın tespitinin Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/72 Değişik İş dosyasında yapıldığını, davacının bu dosyadaki hesaplamaya dayanarak Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/107 Esas ve 2009/238 Karar nolu ilamı ile müvekkili kuruma karşı açtığı tazminat davasında ödenmesine karar verilen tazminatın ödendiğini, davacının aynı konuda mükerrer dava açtığını,
bu davalardaki tazminata konu müdahale dışında, davadan sonra yeni bir davaya konu olacak yeni bir müdahalenin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından dava konusu taşınmazlara çöp, moloz ve inşaat artığı malzemelerinin dökülmesi nedeniyle taşınmazlarda zemin bozukluğu meydana geldiği, dava tarihi itibariyle ve halen de bu durumun devam ettiği, dinlenilen yeminli tanık beyanları ile de bu hususun ispatlandığı, bu eylemin davalı tarafından gerçekleştirildiği,
taşınmazdaki bu malzemelerin taşınması ve zemin düzeltilmesi ile taşınmazın eski haline getirilebileceği, taşınmaz eski ... getirince değer kaybının olmayacağı gerekçesiyle değer kaybı talebinin reddine, eski ... getirme bedeli olarak da bilirkişi raporu doğrultusunda hesap edilen 91.962,00 TL'nin davalıdan tahsiline yönelik davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; değer kaybı talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; reddedilen kısım için nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusunun ve arttırım talebi yapılan tazminatın zamanaşımına uğradığını, Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeki ilama konu yerin aynı parsellere ve aynı eylemlere ilişkin olduğunu,molozların müvekkiline ait olmadığını, hesap raporunun hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız fiil nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/910, K. 2024/9676, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama