KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9272 E., 2025/15456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/316 E., 2022/5 K.
Karar Metni
1.432 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
Mahkeme kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.11.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 07.05.2011 günü, birleşen dosyadaki davalıya trafik sigortalı, asıl dosya davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın davacıların babası/eşi olan destek sürücü ...’nin kullandığı araca çarpması ile meydana gelen trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş için 5.000,00 TL, davacı çocukların her biri için 1.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 500,00 TL defin gideri olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın ve davacı eş için 50.000,00 TL, davacı çocukların her bir için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, aynı kaza ile ilgili olarak davalı ... şirketine 19.07.2011 tarihinde yapılan başvuru üzerine sigorta şirketince 76.165,00 TL’lik ödeme yapıldığını, ödeme karşılığında sunulan belgenin imzalandığını, düzenlenen ibranamenin bir geçerliliği bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı ... şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminatın 28.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 31.03.2014 tarihli dilekçe ile davacılar ...,
... ve ... için hesaplanan toplam 105.141,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının birleşen davanın davalısı .. Anonim Türk Sigorta A.Ş poliçe limiti ile sorumlu tutulacak şekilde kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli kararı ile davacı ...'nin davalılar ... Süt Gıda San. Ltd.
Şti ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat talebini içerir dava ile davalı ... şirketi aleyhine açtığı birleşen maddi tazminat talebini içerir davasının reddine, davacı ...'nin maddi tazminat talebini içerir dava ve birleşen davasının kabulüne, davacı ... ... ile ...'nin maddi tazminat talebini içerir dava ve birleşen davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 44.576,87 TL, davacı ... ... için 10.103,51 TL, davacı ... için 24.072,50 TL olmak üzere toplam 78.752,88 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
tüm davacıların manevi tazminat talebini içerir davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... ... için 15.000,00 TL ve ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dava davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 05.12.2014 tarihli kararının davalılar ... Süt ve Gıda Sanayi Ltd. Şti. ve ... vekili ile davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairenin 24.01.20 19... /93 95... /3945 Karar sayılı ilamında hükmü temyiz eden davacılar vekili Avukat ..., 15.04.2015 tarihli dilekçesiyle temyiz isteğinden feragat ettiğini bildirdiği anlaşıldığından, temyiz isteminin feragat nedeniyle reddi gerektiği, davalılar ... Süt ve Gıda Sanayi Ltd.
Şti. ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde ve özellikle maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar ... Süt ve Gıda Sanayi Ltd.
Şti. ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği, mahkemece, İTÜ’den seçilecek bilirkişi heyetinden, ceza dosyası getirtilerek, ceza doyasında alınan tüm kusur raporları da irdelenmek sureti ile tüm dosya kapsamı incelenmek ve kusur belirlemeleri arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm tesisinin doğru görülmediği, bozma neden ve şekline göre davalılar ...
Süt ve Gıda Sanayi Ltd. Şti. ve ... vekilinin manevi tazminatın miktarına dair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada alınan mevcut 20.09.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmek sureti ile davacıların murisi müteveffa ...'nin %75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı ...'in ise %25 tali kusurlu olarak belirlendiği görülmekle davacıların davalılar ... Süt Ve Gıda San. Ltd Şti ile davalı ... aleyhine açmış oldukları maddi ve manevi tazminata ilişkin davalarının müteveffa ...'nin asli kusurlu olduğu tespit edilmiş olmakla reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, davalı sürücünün seyir esnasında davacılar desteğine manevra imkanı vermediğini ve kazanın meydana gelmesinde ağır kusurlu olduğunu, bütün raporlarda davalı sürücünün davacılar murisinin öngöremeyeceği şekilde kapı açması manevra hatası olup kusurun yanlış verilere göre belirlendiğini, yine davalı sürücü % 25 kusurlu bulunmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını,
sigorta şirketinin asıl dava bakımından davalı sıfatının bulunmadığını, birleşen dava bakımından ise temyiz olmadığından kesinleşmiş olup sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, kararı temyiz eden davalılar vekili bozma öncesi vekillikten çekildiği halde hak arama hürriyetini kısıtlar biçimde vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, bozma dışı kalan maddi tazminata ilişkin yeniden karar verilip aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını,
bozma öncesi davalı taraf nisbi harç yerine maktu harç ödemiş olup ilgili hususun kamu düzeninden olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Asıl davaya yönelik diğer temyizlerin incelenmesinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”.
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
KTK'nın 86 ncı maddesinde ise bu Kanun’un 85 inci maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Dosya kapsamından. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 24.01.2019 tarihli ilamı ile. İTÜ’den seçilecek bilirkişi heyetinden, ceza dosyası getirtilerek, ceza dosyasında alınan tüm kusur raporları da irdelenmek sureti ile tüm dosya kapsamı incelenmek ve kusur belirlemeleri arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece alınan 20.09.2021 tarihli İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi raporunda ise davacılar desteğinin meydana gelen kazada % 75 oranında kusurlu olduğu, davalı taraf sürücüsünün ise % 25 kusurlu olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat sorumluluklarına gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda geçen düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; meydana gelen olayda tarafların sorumluluğunu ortadan kaldıracak illiyet bağını kesen sebep bulunmadığı gözetilerek davalı sürücü ve işletenin maddi tazminat bakımından kusur oranında zarardan sorumlu olduğuna ve yine manevi tazminat takdirine karar verilmesi gerekirken 20.09.2021 tarihli rapor benimsendiği halde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair hüküm davacılar vekilince temyiz edilip temyiz isteğinden feragat edilmiş, asıl davada davalı sürücü ve işletenin temyizi üzerine bozulmasına karar verilmiş, birleşen davada davalı ... Şirketi vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmamıştır. Bu durumda mahkemece verilen hüküm davalı ... şirketi bakımından kesinleşmiş olup mahkemece verilen hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yeniden hüküm tesisi ile davalı ... şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9272, K. 2025/15456, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama