KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9315 E., 2024/4922 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/438 Değişik İş, 2022/520 Karar
- Sayısı
- 2022/İHK-22269
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul/Davalı Vekilinin İtirazının Reddi, Davacı Vekilinin
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·14 bölüm
İtirazının Kısmen Kabulü İle Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararının Faiz Başlangıç Tarihi ve Faiz Türü Yönünden Düzeltilmesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2022/23982
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz başlangıç tarihi ve faiz türü yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde Anadolu Turistik Tesis Paket Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olan müvekkiline ait otelde 05.09.2019 tarihinde yangın meydana geldiğini, davalıya yapılan başvuru sonucunda kısmi ödeme yapıldığını ancak ödemenin zararı karşılamadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 45.000,00 TL bakiye hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile 134.305,56 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, müvekkili tarafından ödeme yapıldığını ve başkaca sorumluluğun kalmadığını, bina hasarı hususunda eksik sigorta söz konusu olduğunu, makine ve demirbaş ile enkaz kaldırma masraflarının ödendiğini, teminat dışında kalan ve yangından etkilenmeden hasarlanan emtia için ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, iş durması tazminatı talep edilemeyeceğini, KDV'den sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan raporda bakiye hasar bedelinin 13.466,22 TL olarak belirlendiği, davacının 72.245,47 TL tutarındaki KDV'den de sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 85.741,69 TL'nin 19.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporunda belirtildiği gibi iş durması nedeniyle tazminata hükmedilmesi gerektiği, davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığından temerrüt tarihinin kısmi ödeme tarihi olması gerektiğini, olay ticari iş niteliğinde olduğundan avans faizine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; oluşan hasarın niteliği gereği yerinde keşif yapılması gerektiğinden dosyadan el çekilmesi gerektiğini, karar içeriği ve hüküm fıkrasında hangi alacak yönünden ne kadar tazminata hükmedildiğinin açıklanmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili tarafından yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, bina hasarı hususunda eksik sigorta söz konusu olduğunu, makine ve demirbaş hasarı, enkaz kaldırma masrafları ve emtialar için ödeme yapıldığını, teminat dışında kalan ve yangından etkilenmeden hasarlanan emtia için ödeme yapılamayacağını, iş durması nedeniyle tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı için fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iş durması nedeniyle tazminata yönelik itirazları yönünden iş durması tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olduğundan davacının bu husustaki itirazının yerinde görülmediği, davalının ilk ödemeyi yaptığı tarihte temerrüde düştüğü, olay ticari iş olduğundan avans faizine hükmedilmesi gerektiği, bu nedenlerle davacı vekilinin itirazlarının yerinde olduğu, davalı vekilinin itirazları yönünden yerinde yapılacak incelemenin farklı bir delil elde edilmesini sağlamayacağı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının gerekçesinde hükmedilen tazminat kalemlerinin belirlendiği,
davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığından zamanaşımının kesildiği ve son ödeme tarihinden itibaren 2 yılın dolmadığı, ödemenin zararı karşılamadığının tespit edildiği, bilirkişi heyet raporunda eksik sigorta uygulamasının yapıldığı, davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz başlangıç tarihi ve faiz türü yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının iş durması tazminatından sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplanan iş durması tazminatının karara eklenmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı nezdinde yangın sigortası kapsamında sigortalı olan otelde meydana gelen yangın sonucunda oluşan hasar nedeniyle davalı tarafından yapılan ödemenin eksik olduğu iddiasına dayalı bakiye hasar bedeli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 1401, 1409 ve 1453 üncü maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, dosyadaki delil durumu değerlendirildiğinde el çekilmesini gerektirir bir hal bulunmamasına, ödemenin zararı karşılamadığının tespit edilmiş olmasına, eksik sigorta hususunun ve yapılan ödemelerin dikkate alınmış olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; a. Dava, davacıya ait olup davalı nezdinde yangın sigortası ile teminat altına alınan otelde meydana gelen yangın sonucunda oluşan zararın tazminine ilişkindir.
Yangın Sigortası Genel Şartları'na göre iş durmasının teminat kapsamında olmadığı, ancak taraflar arasında yapılan sigorta poliçesinde teminat altına alındığı görülmektedir.
Söz konusu poliçede, "Yangın Sigortası Genel Şartlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, sigortalı yerde yangın tehlikesinin gerçekleşmesi sonucu ticari faaliyetin hasarın meydana geldiği tarihi takip eden günden başlamak üzere 3 günden fazla tamamen durması halinde, sigortalıya ödenecek hasar bedelinin %10'u ve fakat hiçbir şekilde poliçe üzerinde belirtilen limiti aşmayacak şekilde ilave bir tutar iş durması tazminatı olarak ödenir." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Davacı vekili meydana gelen yangından sonra işletmede faaliyetin 3 günden fazla durduğunu belirtilerek iş durması teminatının da ödenmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamından; davacıya ait olan otelde meydana gelen yangının mutfak, restoran ve market bölümleri ile 4 adet odada etkili olduğu anlaşılmaktadır. Davacının başvurusu üzerine davalı tarafından alınan ekspertiz raporunda, yapılan incelemeler sonucunda iş durması yaşanmadığı, sigortalının hasar günü ve sonrasında mutfak alımlarını sürdürdüğü, poliçe özel şartları gereğince 3 günden fazla tamamen iş durması yaşanmaması nedeniyle iş durması talebinin hasar tespitinde değerlendirmeye alınmadığı bildirilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, iş durmasının kısmi de olsa gerçekleştiğinin düşünülmesi gerektiği kabulü ile bu doğrultuda davalı tarafından yapılan ödemeler de gözetilmek suretiyle bakiye tazminat hesaplaması yapılmıştır.
Yukarıda da belirtiliği üzere iş durması teminatı Yangın Sigortası Genel Şartları'nda teminat kapsamında sayılmamıştır. Poliçe özel şartlarına göre de bu teminatın ödenebilmesi için faaliyetin 3 günden fazla tamamen durması gerekmektedir. Dosyada mevcut delil durumu ve yangının etkili olduğu alanlar dikkate alındığında faaliyetin 3 günden fazla durması halinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda kısmi de olsa iş durması gerçekleştiğinin düşünülmesi gerektiği belirtilmiş ise de poliçe özel hükümleri gereğince faaliyetin 3 günden fazla tamamen durması gerektiği, kısmi iş durmalarının poliçe ile teminat altına alınmadığı görülmektedir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; poliçe özel şartlarında belirlenen iş durması halinin dava konusu olayda söz konusu olmadığı gözetilmek suretiyle daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak iş durması teminatına ilişkin kalem, toplam zarara dahil edilmeden yapılacak hesaplama sonucunda davacının bakiye zararının belirlenmesi ve belirlenen bu miktara hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
b. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2/a ve b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı yararına BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9315, K. 2024/4922, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama