KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9591 E., 2025/9901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1594 E., 2022/286 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 3. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/604 E., 2020/126 K.
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; davalı vekilinin duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verilerek, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 34... plaka sayılı Mercedes marka araç hakkında davalı şirketten kasko poliçesi satın aldığını, poliçe yürürlükte iken aracın 07... plaka sayılı otobüsün ani fren yapması sonucu otobüse çarptığını ve bu esnada arkadan gelen 07... plaka sayılı aracın da davacıya ait araca arkadan çarptığını, kaza sebebi ile sigortalanan araçta büyük hasar oluştuğunu, aracı kullanan kişinin ...... olduğunu ve bu kişinin kollukta kazanın oluş şekline ilişkin beyanının bulunduğunu, alkolsüz olduğunu,
buna rağmen sigorta şirketinin kaza mahallinin sürücü tarafından terk edilmesi gerekçesine dayanarak ödeme yapmadığını, davacının aracında oluşan hasarın tazmini amacıyla başlatılan takibe de davalı şirketin itiraz ederek durdurduğunu beyanla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili mahkememize verdiği 20.02.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini 118.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait 34... plaka sayılı araç hakkında kasko poliçesi düzenlendiğini, kaskolu aracın hasara uğradığının bildirilmesi halinde kazanın ihbarla uyumlu olup olmadığı konusunda değerlendirme ve raporların hazırlanmasının beklendiğini, bu süreç devam ederken ve hasar dosyası tamamlanmadan sigortalının dava açtığını, yapılan araştırma sonucunda sürücünün olay yerinden firar ettiğinin anlaşıldığını, bu hususun da Kasko Sigortası Genel Şartlarının A5 maddesi uyarınca teminat dışı olduğunu, bu sebeple ödeme yapılamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 118.000,00 TL'nin 21.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sigortalı aracın davalıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince sürücü olduğu iddia edilen ......'ın olay yerini terk sebeplerinin zorunlu hallere (tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeni ile uzaklaşma vb) ilişkin olmadığı anlaşılmakla bu haliyle hasarın teminat dışı olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; olay yerinde çıkan husumet nedeniyle sürücünün ayrıldığını, yarım saat sonra geri geldiğini, ceza dosyasında tüm bunların sabit olduğunu, kazanın teminat içinde olduğunu kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Kasko Poliçe Genel Şartları A.5.10 maddesi kapsamında olay mahallinin haklı gerekçe ile terk edildiği hususunun ispatlanamamış olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9591, K. 2025/9901, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama