İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/9626 K.2022/12355

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı…

Esas2022/9626Karar2022/12355Tarih17 Ekim 2022Okuma6 dk · 1.101 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/9626 E., 2022/12355 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Ekim 2022
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İlk derece mahkemesi
Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.101 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı tarafın istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinin 2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı .... ile Manisa/Merkez ... Mh.

3214 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazda hisseli ortak olduğunu, taşınmazın taksiminin mümkün olmaması nedeniyle dava dışı ...’in müvekkili aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda Manisa 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 05.02.2009 günlü, 2008/622 E-2009/146 K sayılı ilamı ile davanın kabulüne, dava konusu tarla vasfında tapuda taraflar adına müştereken kayıt ve tescilli taşınmazın pay ve paydaş durumu nazara alındığında aynen taksimi mümkün olmadığından satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verildiği,

ilamın kesinleşmesinden sonra satışı istenen davaya konu taşınmazın tamamının, satış memurluğunca 12.03.2010 tarihinde yapılan açık artırma sonucunda 650.000,00 TL bedelle ihale alıcısı dava dışı hissedar ...’e satıldığı, yapılan satışa itiraz edilmediği, satışın kesinleştiği, ihale bedelinin hisseleri oranında Manisa Vakıfbank ... Şubesi nezdinde açtırılan ortaklığın giderilmesi hesabına yatırıldığı, Mahkemece Vakıfbank ...

Şubesine 22.03.2010 tarih, 2009/57 sayılı yazı yazılarak müvekkilinin hissesine isabet eden miktarın Vakıfbank ...

Şube Müdürlüğünde bulunan satış dosyası hesabından çekilerek, bankada hakiki şahıslar adına açılacak olan hesaplara nakledilmesi, ortaklığın giderilmesi hesabının kapatılarak tüm ödemelere ilişkin makbuzların ve hesap ekstrelerinin mahkemeye gönderilmesinin istendiğini, toplam para içinde müvekkilinin payına düşen miktarın 205.378,48 TL olduğunu, banka tarafından 31.03.2010 tarihinde 205.378,48 TL’nin satış memurluğu hesabından müvekkili adına açılan hesaba transfer edildiğini, 11.06.2019 tarihi itibariyle müvekkili adına açılan bu hesapta 205.378,48 TL bulunduğunu tespit ettiklerini,

müvekkilinin parasını 11.06.2019 tarihinde bankadan çektiğini, şu durumda paranın faizsiz olarak hesaba nakledildiğinin anlaşıldığını, paranın faizsiz olarak nakledilmesi sebebiyle müvekkilinin zararının doğduğunu, 205.378,48 TL olarak aktarılan paranın hesaba yatırıldığı 31.03.2010 tarihinden, paranın ilgili hesaptan çekildiği 11.06.2019 tarihine kadar olan işlemiş faizin tahsilini talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 220.322,59 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; davacının, ortaklığın giderilmesi davası sonucu dosyaya yatırılan paranın kendisi adına açılan hesaba faizsiz olarak aktarılması nedeniyle zararının oluştuğunu belirterek alacak talebinde bulunduğu, ortaklığın giderilmesi nedeniyle satış bedellerinin faizlerinin hak sahiplerine ait olacağından, paranın bankaya vadeli yatırılması ve bu hususun açıkça belirtilmesi gerektiği, ancak mahkemenin yazısında bu hususta bir açıklama olmadığından paranın vadesiz olarak hesapta kaldığı ve davacının zararının oluştuğu, bu zararın hükme esas alınan bilirkişi raporunda 220.322,59 TL olarak hesaplandığı,

davacının 9 yıl bekledikten sonra parayı çekmesinin müterafik kusur olarak düşünülemeyeceği, bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 220.322,59 TL'nin (10.000,00 TL'sinin 06.02.2020 dava; kalan 210.322,59 TL'sinin 20.11.2020 ıslah tarihlerinden itibaren) yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Hükme karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; dosya kapsamı, davacının iddiası ve istemin ileri sürülüş tarzı dikkate alındığında, davacı tarafın maddi zararın tazmini istemiyle açtığı davada, esas itibari ile hizmet kusuruna ve özellikle de hizmetin işleyişi noktasında hakimin kusuruna ve hukuki sorumluluğuna dayandığı, 6100 sayılı HMK'nın 46. maddesine göre, hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı maddede sayılan sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabileceği, aynı Kanun'un 47. maddesinde davaların açılacağı mahkemenin düzenlendiği,

2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 93/A maddesinde düzenlenen hakimlerin kişisel kusurlarından dolayı doğrudan ilgili hakime karşı dava açılamayacağı yönündeki hükmün 2014 yılında kaldırıldığı, hakimlerin yargılama faaliyeti sırasında yargılama faaliyeti ile ilgili olmayan bir haksız fiil işlemeleri halinde, zarar görenin, genel hükümlere dayanarak hakime genel mahkemelerde tazminat davası açabileceği, HMK'nın 46. ve devamı maddeleri arasında düzenlenen tazminat davasının hakimin yargısal faaliyeti dolayısı ile verdiği zararların tazminine yönelik olduğu;

hakimin yargısal faaliyeti sırasındaki yargısal faaliyetiyle ilgili olmayan ve yargısal faaliyeti dışındaki fiil ve kararları hakkında uygulama alanı bulmayacağı, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 47. maddesinin açık hükmü uyarınca, ilk derece mahkemesi hakiminin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak Devlet aleyhinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde dava açılması gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığının anlaşıldığı,

ilk derece mahkemesince mahkemenin görevli olmasının dava şartlarından olduğu hususunun resen gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek talebin kabulü yönünde hüküm tesis edilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, satış memurluğunca yapılan ihale ile satılan taşınmazda davacının hissesine düşen bedelin faizsiz olarak nakledilmesi/ödenmesi nedeniyle oluşan faiz kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın "Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi" başlıklı 31. maddesinde "Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Dosya kapsamından; dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen taşınmazın satışına karar verilmesine ilişkin ilama dayalı olarak satış memurluğunca yapılan ihale ile satılan taşınmazın davacının hissesine düşen ihale bedelinin, vadesiz hesaba aktarılması nedeniyle oluşan faiz kaybı alacağının davalı ...’ndan tahsilinin talep edildiği, HMK’nın 46. maddesine dayanılarak talepte bulunulmadığı anlaşılmaktadır.

İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin karara karşı istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davanın HMK’nın 46. ve devamı maddeleri arasında düzenlenen hakimin yargısal faaliyeti dolayısı ile verdiği zararların tazminine yönelik olduğunun kabul edilmesi suretiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Buna göre, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının dava dilekçesinde HMK’nın 46. maddesine dayanarak talepte bulunmadığı, davayı doğrudan Adalet Bakanlığı aleyhine açtığı gözetilmeden ve HMK’nın 31. maddesi gereğince aydınlatma görevi kapsamında talep açıklattırılmadan dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Şu durumda davacı vekilinin temyiz dilekçesinde hakimin yargılama faaliyetinden kaynaklanan Devletin sorumluluğuna dayanmadığını açıkça belirttiği, dava dilekçesinde de husumeti HMK’nın 46. maddesinden farklı olarak Devlet aleyhine (Maliye Hazinesi) değil Adalet Bakanlığı’na yönelttiği anlaşılmasına göre hukuki niteleme hakime ait olmakla birlikte davacının talebi açıklattırılarak, davaya konu zararın tazminini hangi hukuki sebebe dayalı olarak kimden talep ettiği tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9626, K. 2022/12355, 17 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9626
Karar No
2022/12355
Tarih
17 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/9626 K.2022/12725
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/9626 K.2022/17218
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/9627 K.2022/12322
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/9629 K.2022/11933
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/9629 K.2022/17372
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/9632 K.2022/14009

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.