Davacılar vekili, davalıya trafik sigortalı aracın davacıların desteğ...idaresindeyken 01.07.2011 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, destek sürücü ...in ve araç içinde bulunan destek ... ve...’un vefat ettiğini, müvekkillerinin vefat edenlerin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini talep etmiş, 27.01.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 182.868,7 TL'nin olay tarihi olan 01.07.2011 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işletilecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; 01.07.2011 tarihinde davacı ...'un eşi olan ... idaresindeki otomobil ile kamyonun çarpışması sonucu ... ... ile ... ...,...'un vefat ettiğini, bu nedenle her iki davacı için toplam 154.806,88 TL'nin olay tarihi olan 01.07.2011 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek reeskont faizi ile tahsilini, dosyanın İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/722 E. sayılı dosyasıyla birleştirilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, sigortalının kusuru ve poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, kendi kusuru ile kazaya sebebiyet veren ve söz konusu kaza sonucu vefat eden davacıların murisi sürücü ... ...'un kendi vefatından sorumlu tutulamayacağı gerçeği ve davacıların haksız fiilden direkt zarar gören kişiler olmayıp yansıma yoluyla uğradıkları zararı talep eden kişi olarak haksız fiilin asıl muhatabı olan müveteveffanın kusurundan yararlanmalarının hukuk kaideleri ile bağdaşmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.12.2016 tarih, 2014/13307 E., 2016/11078 K. sayılı bozma ilamı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek, "...Davalı vekili 29.01.2014 havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile destek payının hatalı hesaplandığını, taleplerine rağmen muris ...in anne ve babasının destek payı olup olmadığının araştırılmadığını, diğer dava etmeyenlere ayrılması gereken pay ayrılmadan davacılara tamamen pay verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece, bu konu üzerinde durulup bu hususta ek rapor alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir." gerekçesi ile hüküm bozulmuştur. Davacı vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre karar, usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalıya yükletilmesine, dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.