KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9889 E., 2024/6354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1982 E., 2022/880 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Reddine / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
- İlk derece mahkemesi
- Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/403 E., 2018/270 K.
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.01.2012 tarihinde davacının yolcu olduğu ve mali bünyesinde zaafiyet bulunan Ege Sigorta Şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi yapılan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketinin mali bünyesinde zaafiyet bulunması nedeniyle tüm sigorta branşlarında rahsatının iptal edilmiş olduğunu, bu nedenle doğan maddi zarardan Güvence Hesabının da sorumlu olduğunu belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı toplamının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, 6704 sayılı Kanun gereği dava açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru şartı bulunduğunu, yargılamaya konu somut olayda, davacı tarafın maluliyet tazminatı talebine ilişkin müvekkili kuruma herhangi bir başvuruda bulunmadığını, iş bu sebepten dolayı davanın reddinin gerektiğini, maluliyet oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) rapor aldırılması gerektiğini, teminata girmeyen kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddi gerektiğini, kanun gereği manevi tazminat talebinin teminat harici olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2018 tarihli ve 2017/403 Esas, 2018/270 Karar sayılı kararıyla; Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu başlıklı 85 maddesinin son fıkrasının işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde düzenlendiği, davacı ... kendi aracında yolcu konumundayken yani işleten durumundayken aracını kullanan şahsın %100 kusuruyla meydana gelen kazada tazminat talep etmişse de KTK 85/son fıkrası hükmü karşısında kimse kendi kusurundan yararlanamayacağından davacının davasında haksız olduğu sonucu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; işletenin sorumluluğunun kusur sorumluluğu esasına dayanmakta olduğunu, her ne kadar da gerçek işletenin müvekkili gibi gözükse de meydana gelen kazada kusuru olmadığı ve araçta yolcu olduğunun trafik kaza tespit tutanaklarında belirli olduğunu, aracı kullanan ...'ın ise aracı kullanan farazi işleten olduğunu ve meydana gelen kazada kusurlu olduğunu, kusur sorumluluğu esasına göre de davalı ...
Hesabının farazi işletenin meydana getirmiş olduğu bedensel zararı karşılamasının hakkaniyet gereği olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası tekerlekli sandalye ile hayatını devam ettirdiğini, bedensel zararın tedaviyle giderilmesinin yurt dışı tedavisi ile mümkün olacağını, kazanın gerçekleştiği tarihte aracı sigorta ettirdiği Ege Sigorta şirketinin kapandığından bahisle ortaya çıkacak olan maddi zararın ... tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline izafe edilecek bir kusurun bulunmadığının ATK raporundan da anlaşıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı kendisine ait araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada yaralanmış ise de zarar gören 3. kişi olarak sayılamayacağından mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının araçta yolcu olduğunu, kusuru bulunmadığını, tedavisi için maddi imkânı bulunmadığını, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının 3. kişilerin uğradığı beden ve mal zararlarını karşıladığını, kendi aracında yolcu olan davacının 3. kişi sayılamayacağından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigorta şirketinin mali bünyesinde zaafiyet bulunması nedeniyle ruhsatları iptal edildiğinden davalı ... Hesabından, aracın işleteni yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, ... Yönetmeliği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9889, K. 2024/6354, 24 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama