KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10281 E., 2024/911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/228 E., 2023/368 K.
Karar Metni
1.272 kelime·6 dk okuma·16 bölüm
Avukat ...
DAVALILAR
1. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... 2. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... 3. ... vekili Avukat ..., 4. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ...
DAVA TARİHİ : 14.01.2015
HÜKÜM/KARAR : Konusu Kalmayan Dava Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan takibin semeresiz kaldığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince borçluya düşen bağımsız bölümleri mal kaçırma amacı ile davalı üçüncü kişilere sattığını öne sürerek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2015/16 Esas 2018/202 Karar sayılı kararıyla, davalı ...’nın borçlu Fatih’in kız kardeşi olduğu ,devir tarihi itibari ile tespit edilen 200.000,00 TL bedele karşılık 20.000,00 TL bedel ile yapılmış olan bu işlemin alacaklıyı zararlandırmak ve ondan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı, bu satıştan 4 ay gibi kısa bir süre sonra yine belirlenmiş değerin 1/7'sine yakın bir farkla taşınmazın davalılardan ...'ya satılmasının mal kaçırma amacı ile yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli ve 2018/2990 Esas 2020/3980 Karar sayılı kararıyla , davalı ...'nın arsa sahibi olarak imzaladığı düzenleme şeklindeki 04.05.2012 günlü taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde 9 nolu bağımsız bölümün müteahhide ait olacağı belirtildiği halde kat irtifakı tesis edilirken, müteahhit yerine ... adına tescil edilmesi ve daha sonra ... tarafından da müteahhidin edimlerini yerine getirmediğini iddia ettiği halde, davacının alacağının doğumundan sonraki bir tarihte müteahhit yerine kız kardeşi olan davalı ...
Kürbüz'e gerçek değerinin çok altında bir değerle devredilmiş olması ve daha sonra ... tarafından da yine rayiç değerinin çok altında bir değerle diğer davalı ...'ya intikal ettirmiş olması ve ...'nun kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzalayanlar arasında bulunan arsa sahibi ...'nun eşi olduğunun anlaşılmış bulunması nedeni ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 08.11.2022 tarihli ve 2022/3927 Esas, 2022/14163 Karar sayılı ilâmı ile;
"...1-Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. (İİK.281/4)
Somut olayda, davacı vekili temyiz aşamasında ibraz ettiği 17/02/2022 tarihli dilekçesinde; davaya konu borcun davalı ... tarafından haricen ödenerek dosyanın kapatıldığını beyan ettiğine göre; davacının alacağına ilişkin dava konusu icra dosyaları getirtilerek davacının alacağının tamamının ödenip ödenmediğinin araştırılması, alacağın tamamının ödenmiş olması halinde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. .." gerekçesi ile kararın bozularak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derec Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı alacağının yargılama sırasında ödendiği gerekçesi ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin satış tehdidi altında diğer davacının asıl borçlunun borcunu ödemek zorunda kaldığını, ödemenin dava ve iddiaları kabul anlamında olmayıp tamamen satışa engel olmak için yapıldığını, bu durumun Yargıtay ilgili daireye bildirildiğini, ancak Yargıtay 4. Hukuk Dairesinden yerel mahkemeye gönderilen dosyada davanın konusuz kaldığına hükmedildiğini, müvekkili ... ile ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince dava konusu 9 nolu taşınmazla birlikte 5 ve 6 nolu taşınmazların diğer davalı müteahhit ...'ya devredileceğini,
ilamda kat irtifakı tesis edilirken ... adına değilde ...ın adına tescil yapılması muvazaalı bir tavır olarak nitelendirilerek karar oluşturulmasının hatalı olduğunu, kat irtifakının ancak arsa sahipleri üzerinde kurulabildiği ve sözleşmenin altıncı maddesinde de; kat irfikatı tesis edildikten sonra devir yapılacağı belirtildiğinden,
müvekkil ...'nın kat irtifakını ...'nın talebi doğrultusunda yaptığını, iddia edildiği gibi taraflar arasında bir akrabalık bulunmadığını, kendisinden isteneni yaptığını, ... kardeşinin alacağına karşılık ona devretmesini istemiş müvekkilinin de bunu kabul ettiğini, müvekkilinin bağımsız bir satış yapmadığını, ...nın sözleşmeden doğan hakkını iade ederek edimini yerine getirdiğini, müvekkili ...'nun da henüz içi tamamlanmamış şekilde akrabası olan ... ile aynı binada oturmak istediğinden daireyi satın aldığını,
daire satın alındığı dönemde kaba inşaat halinde olup keşif tarihindeki duruma müvekkili tarafından getirildiğini bütün masrafların müvekkili tarafından yapıldığını ve mesken olarak kullandığını, ... ile...'ün iç ilişkisini bilecek durumda olmadığını, ...'nun dördüncü kişi konumunda olduğunu, bu kişilere karşı iptal davası açabilmesi için bu kişilerin kötüniyetli olduklarının davacı alacaklı tarafından ispatı gerektiğini, ancak davacı yan bu ispatı yerine getirmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aleyhe vekalet yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, borcun kapatıldığı anlaşılmakla; davalı ...'nun tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu 9 nolu bağımsız bölüm dahil 1-2-5-6 nolu bağımsız bölümler, borçlu ...'nın müteahhit, davalı ... ve dava dışı diğer arsa sahipleri arasında 04.05.2012 tarihinde düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesi gereğince ...'ya ait olup başlangıçta bu bağımsız bölümler arsa sahipleri adına tescil edilmiş, daha sonra müteahhit veya onun göstereceği şahıslara devirler yapılmıştır. ... bu devirleri borçlu adına borçluya vekaleten yapmıştır.
Somut olayda da borçlunun talebi üzerine kardeşi ...'e devretmiştir. Bu devir sırasında davalı ...'nın bir bedel alması gerekmediği gibi öz iradesini kullanması da söz konusu değildir. ... tapuda devir yapan kişi olarak davalı gösterildiğinden, davanın açılmasına sebep olmamıştır. Bu halde yargılama giderinden sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...'nun tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3 ve 4 üncü bentlerindeki " davalılardan müştereken ve müteselsilen" ibaresinin silinerek yerine "davalılar ..., ... ve ...'den " ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'ya yükletilmesine,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı ...'ya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10281, K. 2024/911, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama