KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1034 E., 2025/1870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1118 D.iş-1120 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-57752
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada yaralandığını ve malul kaldığını, bu davadan evvel davalı ... aleyhine açılan davada davacının maluliyet oranının %19 olarak belirlendiğini, açılan o davada sulh olunduğunu ancak davacının maluliyet oranında artış olduğunu açıklayıp artan maluliyet oranına dayalı olarak 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 96.610,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ödeme yaptıklarını, sulh sözleşmesi imzalandığını, sorumluluklarının sona erdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüyle 77.287,64 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile sulh olunduğunu ve davacıya yeterli ödeme yapıldığını, davacıda artan maluliyetin bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, hesaplamada hatalı metod kullanıldığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının artan maluliyet iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını, davalı aleyhine açılan davada %19 oranında maluliyet oranı üzerinde davalı ile sulh olunduğunu ancak sonrasında kaza nedeni ile maluliyetinin arttığını beyan ederek ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu raporu ile davacının sürekli engellilik oranının %24 olarak belirlendiğini belirterek artan maluliyet iddiası ile bakiye tazminat talebinde bulunmuş, hesap raporu ile artan oran üzerinden hesaplama yapılarak bakiye tazminata karar verilmiştir.
Eldeki dava, maluliyet artışı iddiasına dayanmakta olup, bu davadan önce açılan ve Sigorta Tahkim Komisyonunun 2020/E.82299 sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davacının kaza nedeniyle %19 oranında malul kaldığı belirlenmiş, davalı ile sulh görüşmeleri sonunda %19 oranında maluliyet oranı üzerinden yapılan ödeme sonrası maluliyetinin arttığı iddia edilmektedir.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından ise sunulan rapor ile davacının %5 oranında maluliyetinin arttığı kabul edilmiş ise de davacıda maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olduğu konusunda rapor yeterli değildir.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.
Maluliyet artışına yönelik olarak düzenlenen raporda davacının maluliyet artışının zihinsel ruhsal davranışsal bozukluklar, geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar ile ilgili olduğu, hastanın anksiyete bozukluğunun orta depresif nöbet tanılarının daha önce alınan 25.12.2019 tarihli rapordan sonraki süreçte oran değişkliğine neden olan gelişen bir durum olduğu değerlendirilmiştir. Rapor bu haliyle yeterli olmayıp karar vermeye elverişli değildir. Raporda maluliyet artışına ilişkin olarak tespit edilen rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği ve ömür boyu aynı oranda sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği, kaza ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususlarına yer verilmemiştir.
İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek maluliyete ilişkin raporlar arasındaki farklılığın sebebinin araştırılması, yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, maluliyetin artmasına ilişkin gelişen durumların olup olmadığı, ilk alınan maluliyet raporunda saptanan ve değerlendirmeye alınan tıbbi bulgular ile davada esas alınan rapor da dikkate alınarak tıbbi bulguların aynı olup olmadığı, ilk rapordan sonra ortaya çıkan arazların bulunup bulunmadığı, var ise dava konusu kazayla bağlantısı olup olmadığı hususlarında yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
Açıklanan nedenlerle; davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında davalının usuli müktesep hakkı da gözetilerek Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden(mümkün ise), ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından veya ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından davacıda oluşan arazların niteliğine uygun uzman hekimlerin de içinde bulunduğu heyetten sağlık kurulu raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu nedenle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1034, K. 2025/1870, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama