İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/10530 K.2024/233

Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/10530Karar2024/233Tarih10 Ocak 2024Okuma6 dk · 1.246 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2023/10530 E., 2024/233 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Ocak 2024
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2019/397 E., 2022/363 K.
Dava tarihi
07.06.2013
Hüküm/karar
Davanın Reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.246 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde.

24.06.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi düzenlenen aracın yaya konumundaki ...a çarpması neticesinde davacının eşi olan ...ın vefat ettiğini, bu kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü Rıfat Özdemir'in kusurlu olduğunun kaza yeri terk bildirim tutanağı, ilgili ceza dosyası ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, müteveffanın bu kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını,

davacıların müteveffanın desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24.06.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş. 13.03.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 52.709,80 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda azami 125.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, dava konusu alacak talebinin zaman aşımına uğradığını, dava konusu 24.06.2009 tarihli kaza sonrasında hastaneye kaldırılan müteveffanın yapılan tedavi, tetkik ve incelemeler sonucu 03.07.2009 tarihinde taburcu edildiğini, herhangi bir hayati tehlikesi olmayan müteveffanın 03.07.2009 tarihinde hastaneden taburcu edildikten sonra 11.08.2009 tarihinde vefat ettiğini, kaza ile ölüm arasında illiyet bağı kurulabilmesinin mümkün olmadığını, davacının faiz başlangıcına ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceğini belirterek sonuç olarak davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 16.09.2015 tarihli ve 2014/467 E., 2015/615 K. sayılı kararı ile ıslahla talep edilen davanın kabulü ile 52.709,80 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.12.2018 tarih ve 2016/2500 E.-2018/11861 K. sayılı ilamında özetle "...Somut olayda 24.06.2009 tarihli genel adli muayene raporunda; desteğin hayati tehlike geçirmeksizin yaralandığı, genel durumunun iyi, bilincinin açık, sağ tibia ucu kırık şüphesi olduğu ve geçici durum bildiren rapor olduğu belirtilmiştir.

24.06.2009 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında hastaneye kaldırılan müteveffa..., yapılan tedavi, tetkik ve incelemeler doğrultusunda 03.07.2009 tarihinde taburcu edilmiştir. Zira bu konuya ilişkin uzman doktor tarafından tanzim edilen ve dosyada mübrez 2.358.240 işlem numaralı ...

Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesinin Yatan Hasta Bilgi Formu’nun (Epikriz Raporu) günlük notlar başlıklı bölümünde, “Sağ tibia kırığı nedeni ile 29.06.2009 da opere edilmiş, 03.07.2009 tarihinde pansumanı yapılan ve problem izlenmeyen hastanın önerilerle taburcusuna karar verildi.” şeklinde yer alan ibareden de hastanın kaza sonucunda iyileşip taburcu edildiği anlaşılmaktadır.

Müteveffa...’a ait olan ölüm belgesinde, ölüm nedeni olarak “evde düşme” ibaresi yer almakta ve ölüm şeklinin trafik kazası değil, doğal ölüm şekli olduğu ifade edilmektedir. Bu durumda dava dosyasında mevcut olan bu raporlar da değerlendirilerek, 03.07.2009 tarihinde taburcu olduktan yalaşık bir buçuk ay sonra, 11.08.2009 tarihinde ...ın vefatı ile söz konusu kaza arasında uygun illiyet bağı olup olmadığının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna (ATK) gönderilerek,

davalı vekilinin itirazları doğrultusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan alınan 23.02.2022 tarihli raporda açıkça hipertansiyonu, diyabetes mellitus hastalığı bulunan kişinin ölümünün künt ekstremite travmasına bağlı ekstremite kemik kırıkları ve gelişen komplikasyonları (ameliyat sonrası hareketsiz kalma, bu sebeple kanın pıhtılaşmasında artma ve akciğer damarlarının kan pıhtısı ile tıkanması) sonucu meydana gelmiş olabileceği, ancak ölüm anına ait herhangi bir tıbbi belge (ekg, röntgen, lab vs) bulunmadığı,

zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik, toksikolojik ve histopatolojik tetkikleri yapılmamış olduğundan, mevcut verilerle kişinin kesin ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği, kişinin 24.06.2009 tarihinde araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında tıbben illiyet bağı hakkında kesin bir değerlendirme yapılamadığının bildirildiği, müteveffanın ölümü ile kaza arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun ispat yükünün davacıya ait olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinden alınıp benimsenen rapora göre desteğin kesin ölüm sebebinin tespit edilemediği,

desteğin ölümü ile kaza arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun kesin olarak belirlenemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkeme kararını davacı vekili temyiz etmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde.

23.02.2022 tarihli ATK raporunda "kişinin ölümünün künt ekstremite travmasına bağlı ekstremite kemik kırıkları ve gelişen komplikasyonları (ameliyat sonrası hareketsiz kalma, bu sebeple kanın pıhtılaşmasında artma ve akciğer damarlarının kan pıhtısı ile tıkanması) sonucu meydana gelmiş olabileceği" yönünde görüş bildirildiğini, hükme esas alınan ATK raporunda yapılan değerlendirmeler ile tanık beyanlarının birbiri ile uyuştuğunu, müteveffanın geçirmiş olduğu trafik kazasından sonra iyileşemediğini,

trafik kazası neticesinde bacağındaki kırıkların kan pıhtılaşmasına sebep olduğunu ve ölüm sebebinin de bu kan pıhtılaşması olduğunun ATK raporu ile de sabit olduğunu, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp çözümlenmesi gerektiğini, ayrıca davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de maktu olması gerektiğini

belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacı eşin açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme

1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) madde 13/4. maddesi "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir.

Mahkemece hüküm fıkrasının 4. bendinde "...davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.652,27 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur.

Bu durumda mahkemece davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak AAÜT'nin 13/4 maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan "7.652,27 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL." ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10530, K. 2024/233, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10530
Karar No
2024/233
Tarih
10 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/10533 K.2024/474
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/10533 K.2024/127
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/10542 K.2024/279
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/10542 K.2024/1294
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/10547 K.2024/140
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/10555 K.2024/199

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.