KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10718 E., 2024/8432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/7 E., 2023/59 K.
- Hüküm/karar
- Reddine
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrasında; "davanın reddine" dair verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...’dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/8463 sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulü davalı ...’a devredildiğinin öğrenildiğini, davalı ...’nin davalı borçlunun kayınpederi olduğunu, tasarrufun kötü niyetli yapıldığını beyan ederek taşınmaz satışının muvazaalı olması nedeni ile icra dosyasındaki tüm alacak miktarı kadar İİK 277 maddesine göre iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.06.2015 tarihli ve 2013/549 E- 2015/247 K. sayılı kararı ile davalılardan ...'ın borç içinde olduğu diğer davalılardan ...'ın ...'ın akrabası olduğu takibe konu senedin tanzim tarihi 07.05.2012 ödeme tarihinini 10.10.2012 tarihi olduğu her ne kadar satış işleminin takip konusu alacak ile ilgili senet düzenlenmeden önce gerçekleştirildiği anlaşılmakta ise de borcun doğumunun takip tarihinden öncesine rastladığı aralarındaki akdi işleminin muvazaalı olduğu devir işleminin alacaklıya olan borcun ödememesi sebebiyle yapıldığı anlaşılmakla davanın kabulü ile satışın muvazaalı olması nedeniyle icra dosyasındaki tüm alacak miktarı kadar İİK 277 maddelerine göre iptaline, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.10.2020 tarihli, 2019/617 Esas ve 2020/5184 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece davanın hukuki nitelendirmesinin İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali olarak nitelendirmesi durumundaki; mahkemece tasarruf İİK. 277. Md. Uyarınca iptal edildiği belirtilmiştir. O halde; mahkemece İİK 277 ve devamı maddelerine uygun olarak tasarrufun iptali dava şartlarının olup olmadığı (davacının alacağının gerçek olması, takibin kesinleşip kesinleşmediği, icra dosyasından usulüne uygun alınmış aciz vesikası olup olmadığı, borcun doğumun tasarruf tarihinden önce olup olmadığı) irdelemeksizin gerekçede 278-279-280 md. tartışılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, iş bu gayrımenkulün borcun doğumundan sonra takip tarihinden önce dava konusu gayrımenkulün akrabaya düşük bedel ile devredildiği, beyan edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 inci vd maddeleri
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme 1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, alacağın dayanağının 07.05.2012 tanzim tarihli senede dayalı olmasına, dava konusu gayrımenkulün ise 12.10.2010 tarihinde devredilmiş olduğunun anlaşılmasına, senedin tasarruf tarihinden önceki bir ticari ilişkiye dayalı olduğunun da ispat edilememiş olmasına ve göre davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına, karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10718, K. 2024/8432, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama