KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10728 E., 2025/5780 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/472 D.İş - 2023/472 K
- Sayısı
- 2023/İHK-35144
- Sayısı
- K-2023/145622
Karar Metni
1.019 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek bedeni hasar nedeni ile zarar kapsamı belli olduktan sonra açıklanmak üzere şimdilik 7.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini,
adli tıp rapor ücretinin yargılama giderleri arasında davalından tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 01.05.2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 389.600,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 390.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, davalı ... şirketinin geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporunun denetime uygun olduğu, vekalet ücretinin tam ve nispi olması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 389.600,00 TL sürekli iş göremezlik, 200,00 TL geçici iş göremezlik ve 200,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 390.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 09.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte aleyhine başvuru yapılan sigorta kuruluşundan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, tazminat tutarının fahiş ve hatalı olduğunu, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının başvuru tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan Kahramanmaraş ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 04.11.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının lomber vertebra kırığı nedeni ile %8, solunum fonksiyonu az etkilenme nedeni ile %5 ve hipertrofik skar ve keloid nedeni ile %5 olmak üzere balthazard formülüne göre %17 oranında maluliyeti olduğu belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından söz konusu raporun geçerli olduğu kabul edilerek tazminata karar verilmiş, davalının maluliyete yönelik itirazı İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedilmiştir.
Her ne kadar raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetveller kullanılmış ise de raporu düzenleyen heyetin içinde maluliyetin kapsamına göre uzman doktorun bulunmadığı anlaşılmakta olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında. İtiraz Hakem Heyetince davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) yaralanmanın mahiyeti nazara alınarak içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının ikametgahına en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından,
davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofiksikatrisler niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin Yönetmelikte belirtilen oranını kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek ayrıca kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
3. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin Hakem Heyetlerince kusur raporu alınmadığı, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği görülmektedir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyasının tamamı dosya arasına alındıktan sonra mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, tek taraflı trafik kazasında davacının yolcu olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalının sigortalısının tam kusurlu olduğu, kazanın davalının sigortalısının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi suretiyle takla atması şeklinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davaya konu olaya ilişkin kusur durumuna göre davalının sigortalısının kusursuz olma durumu söz konusu değildir. Olayın tek taraflı trafik kazası olması ve davacının yolcu olması nedeniyle kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararının (3) nolu bendine katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10728, K. 2025/5780, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama