KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10775 E., 2023/13761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulü / İtirazın Reddi
- Sayısı
- 2019/73275
Karar Metni
1.606 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu araç ile davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 14.05.2017 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.001,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 57.231,11 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eksik evrakla başvuruda bulunduğunu, bu nedenle başvurunun usule uygun olmadığını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacıya ödeme yapıldığını, davacının bakiye alacak hakkının bulunmadığını, uzlaşma hususunun netleştirilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün davaya konu olayda kusurunun bulunmadığını, kusur konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, davacının gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiğini,
davacıya rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya ibraz edilen 22.10.2018 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %28 oranında sürekli maluliyet olduğu, alınan hesap raporunun denetime elverişli ve açık olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 57.231,11 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatından davalının sorumlu olmadığını, kusur konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, hesap raporunun hatalı olduğunu, ödenen kısım yönünden öncelikle ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan bakiye tazminatın hatalı olduğunu, müterafik kusur itirazının değerlendirilmediğini, yapılacak hesaplamada davacının gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet ve hesap raporunun yerinde ve usule uygun olduğu, ceza yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunun açık, anlaşılır ve denetime elverişli olduğu, bu raporun esas alınmasının yerinde olduğu, ödeme tarihi ile hesap rapor tarihi arasındaki sürenin kısa olması dikkate alındığında ödeme ile hesaplanan tazminat arasında açık nispetsizlik olduğunun kabulü gerektiği, müterafik kusurun varlığının ispat edilemediği ve vekalet ücretinin de doğru takdir edildiği gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hesap raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesap raporunun hatalı olduğunu, ödenen kısım yönünden öncelikle ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan bakiye tazminatın hatalı olduğunu, müterafik kusur itirazının değerlendirilmediğini, davacının yolcu olduğu araçta toplam 6 kişi seyahat etmesi nedeniyle istiap haddinin aşıldığını,
yapılacak hesaplamada davacının gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu araç ile davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 14.05.2017 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda yaralanan davacının uğradığı bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kaza tespit tutanağı ve dosya içindeki belgelere göre araçta davacı dahil dört kişinin olması nedeniyle istiap haddinin aşılmamış olmasına, davacının olay tarihinde öğretmen olması nedeniyle gelirinin yerinde hesaplanmış olmasına göre katılma yoluyla temyiz eden davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
14.05.2017 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 22.10.2018 tarihli rapor yönetmelik belirlemesi yapmadan engelli sağlık kurulu raporu olarak hazırlanmıştır. O halde İtiraz Hakem Heyeti tarafından yukarıda açıklanan ilkelere göre kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) davacının maluliyet oranının belirlenmesi yönünde rapor alınması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Davacı tarafından yapılan başvuru neticesinde davalı ... şirketince davacıya 26.12.2018 tarihinde 74.468,08 TL ödeme yapılmıştır.
Hükme esas alınan aktüer raporunda sigorta şirketince yapılan ödemenin güncellenmiş hali ile mahsubu sonucu davacının zararının sürekli iş göremezlik için 57.231,11 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı taraf, davadan önce davalı tarafından ödenen miktarın gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise, davadan önce yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur.
Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2 nci maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır.
Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir.
Hakem Heyetinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda ise, anılan biçimde herhangi bir hesaplama yapılmamış; hesap tarihindeki verilere göre hesaplanan bedelden, davalı ödemesinin güncel değerlerinin düşülmesiyle yetinilmiştir. Rapor bu yönden hükme esas almaya elverişli değildir. O halde öncelikle (2) numaralı bentte açıklandığı üzere davacının kazadan kaynaklı maluliyet oranı usule uygun şekilde belirlenmeli, ardından kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle hesap bilirkişisinden yukarıdaki açıklamalar ışığında ödemenin yeterli olup olmadığının da değerlendirildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir.
Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından fazla vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalının buna yönelik itirazının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle katılma yoluyla temyiz eden davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10775, K. 2023/13761, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama