KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10869 E., 2023/12942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/455 Değişik İş, 2021/455 Karar
- Sayısı
- 2021-İHK/18095
- Dava tarihi
- 20.01.2021
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü
- Sayısı
- K-2021/34899
Karar Metni
1.092 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 09.12.2019 günlü tek taraflı trafik kazasında yolcu olarak bulunduğu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan motosikletten düşerek yaralanması sonucu maluliyet oluştuğunu, başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya dair hakları kalarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak şimdilik 5,00 TL tutarında geçici iş göremezlik ve 5,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 100,00 TL ...'ndan tahsilini talep etmiş, 24.02.2021 tarihli dilekçesi sürekli iş göremezlik istemini 59.006,00 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı istemini 9.076,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya husumet düşmediğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, ibraz edilen maluliyet raporunun yetersiz olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, olayda müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU
UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, "... Başvurunun kısmen kabulü ile 8.531,00 TL geçici iş göremezlik ve 59.006,00 TL. sürekli iş göremezlik zararının, 10.09.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte aleyhinde başvuru yapılan ...'ndan alınarak başvuru sahibine ödenmesine...” ve 9.579,81 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalıya husumet düşmediğini, davacının araç sürücüsünden şikayetçi olmadığını, maluliyet raporunun hatalı ve yetersiz olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, müterafk kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından faiz başlangıcının 10.09.2020 olması gerektiğini, başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dosyada mevcut rapor, bilirkişi raporu ve hesaplamalar ile başvuran lehine takdir edilen vekalet ücretinin mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya husumet düşmediğini, davacının araç sürücüsünden şikayetçi olmadığını bu durumda tazminat da talep edemeyeceğini, maluliyet raporunun hatalı ve yetersiz olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, dosyada kusur raporu alınması gerektiğini, müterafk kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından faiz başlangıcının 10.09.2020 olması gerektiğini, başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ıncı ve 97 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez.
Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez.
Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı, iş çıkışı eve dönmek için arkadaşının kullandığı araca bindiğini kazanın da bu sırada meydana geldiğini beyan etmiştir.
Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir.
Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı sigorta şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10869, K. 2023/12942, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama