KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/11133 E., 2025/8129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/527 E., 2023/529 K.
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpmasıyla oluşan 16.03.2021 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu aracın çalıntı olması nedeni ile talpelerinin teminat dışı olduğunu, taleplerin usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracı ZMSS poliçesi ile teminat altına almış olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 430.000,00 TL tazminatın 01.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu aracın çalıntı olması nedeni ile taleplerinin teminat dışı olduğunu, TRH Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, ıslah dilekçesi ile artırılan kısım yönünden ısla tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava cismani zarar nedeni ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı motosiklet sürücüsü ile davalıya sigortalı araç sürücüsü arasında gerçekleşen kazada davacı yaralanarak sürekli iş göremezliği oluşmuştur. Kaza sonrası emniyet görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağında davacının sürücüsü olduğu motosikletin çalıntı olduğu belirlenmiştir. Trafik sigortası, sigortalı aracın "üçüncü şahıslara" verdiği zararları karşılamak üzere tasarlanmıştır. Buradaki üçüncü şahıs kavramı kritik önem taşımaktadır. Üçüncü şahıslar, sigorta poliçesi kapsamında olmayan, yani sigortalı aracın sahibi ve sürücüsü olmayan kişilerdir.
Hırsız, aracı rızası dışında ve yasa dışı bir şekilde kullanan kişi olduğu için, trafik sigortası mevzuatı açısından üçüncü şahıs olarak kabul edilemez. Trafik sigortasının amacı, iyi niyetli mağdurları korumaktır, suç işleyen kişileri değil. Hırsızın çalınan araçla yaptığı kazalar üç farklı şekilde ele alınır.
İlk olarak kaza hırsızın kendi kusuru ve yasa dışı eylemi ile gerçekleştiyse, hırsız aracı yasa dışı olarak kullandığı ve kazaya neden olduğu için kendi kusuru ve hukuka aykırı eylemi nedeniyle doğan zararlardan öncelikle kendisi sorumludur. İkinci olarak hırsızın bedensel zararları için trafik sigortası veya Güvence Hesabı genellikle devreye girmez.
Çünkü Güvence Hesabı da Karayolları Trafik Kanunu'nda belirtilen zarar görenler için güvence sağlamayı amaçlar ve hırsız bu kapsamda değerlendirilmez. Üçüncü olarak sağlık harcamaları yönünden ise kaza anında acil müdahale gerektiren durumlarda, hastaneler hırsızın sağlık hizmetlerini sunmakla yükümlüdür. Ancak bu hizmetlerin maliyetinin kim tarafından karşılanacağı ayrı bir hukuki konudur ve trafik sigortasının sorumluluğunda değildir.
Kaza, çalıntı araç sürücüsünün kusuruyla değil de, karşı tarafın kusuruyla meydana gelmiş olsa dahi, karşı tarafın sigortası hırsızın bedensel zararlarına dair sorumluluğu üstlenmezdi. Çünkü hırsız, aracın yasa dışı kullanıcısı olması nedeni ile mağdur üçüncü şahıs statüsünde yer almaz.
Trafik sigorta sözleşmesi, çalınan aracın yasal sahibinin sorumluluklarını güvence altına alır, hukuka aykırı şekilde aracı ele geçiren ve işleten, suç teşkil eden bir eylem neticesinde zarar gören failin kendi zararlarını tazmin etmez. Bu tür durumlarda, zarar gören üçüncü kişiler, zararlarının tazmini için öncelikle kazaya karışan hırsıza karşı dava açmak durumundadırlar.
Eğer aracın çalınmasında araç sahibinin kusuru varsa, araç sahibi de kusuru oranında sorumlu tutulabilir. Ancak bu durumda da oluşan zarar sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışındadır. Bu ilke sigorta hukukunun temel prensiplerinden biri olan "sigorta ettirenin riziko sorumluluğu" ile doğrudan ilişkilidir ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarıyla da pekiştirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında; somut olayda motosiklet sürücüsü davacının, kazaya karışan çalıntı motosikleti nasıl edindiği belli değildir. Öncelikle davacının sürücüsü olduğu motosikletin çalıntı olup olmadığı ve davacının motosikleti nasıl edindiği araştırılmalı, davacının suç teşkil eden bir eylemi olup olmadığı belirlenerek sonuca gidilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11133, K. 2025/8129, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama