KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/11169 E., 2024/1367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1334 Esas-2020/505 Karar
- Dava tarihi
- 11.03.2021
- Hüküm/karar
- Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın kabulü
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar davacılar vekili, davalı ..., davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davada; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacıları olduğu araçların karıştığı kazada davacıların desteğinin öldüğünü açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı eş ... için 4.500,00 TL, davacı oğlu ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı eş ... için 30.000,00 TL, davacı oğlu ... için 20.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini davacı eş ... için 76.082,30 TL ve davacı oğlu ... için 5.882,60 TL'ye yüksletmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece.
13.03.2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.06.2015 tarih, 2013/19259 esas, 2015/8100 karar sayılı bozma ilamı ile hesaplamaya esas alınan gelirin hatalı olduğu ve davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl davada maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile davacı ... için 76.082,30 TL;
davacı ... için 5.882,60 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... şirketinden poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 18.000,00 TL; davacı ... için 12.000,00 TL;
davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 4.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, birleşen davada davanın kabulü ile 72.176,29 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan taleple bağlı kalınarak 11.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm; davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararda, delillerin takdirinde ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2- Mahkemenin, Dairece verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Somut olayda bozma öncesi verilen ilk karar davacılar vekilince, sadece manevi tazminat yönünden temyiz edilmiş ve manevi tazminat miktarının arttırılması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece verilen ilk karar davalılar ... ve ... tarafından da temyiz edilmiş ve temyiz eden davalılar yönünden desteğin gelirinin net olarak belirlenmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de ilk kararı maddi tazminat yönünden temyiz etmeyen davacılar için maddi tazminat hükmünün kesinleştiği (davalılar ... ve ... yararına usuli kazanılmış hakların oluştuğu) dikkate alınarak birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, maddi tazminat yönünden ek dava niteliğinde olan birleşen davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11169, K. 2024/1367, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama