KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/11395 E., 2023/14278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1161 Esas 2023/1769 Karar
Karar Metni
899 kelime·4 dk okuma·16 bölüm
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 10.08.2022
HÜKÜM/KARAR : Ret/İstinaf talebinin reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİH : 16.02.2023
SAYISI
2022/300 Esas, 2023/52 Karar
Taraflar arasındaki munzam zarar iddiasına dayalı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.02.2006 tarihinde İzmir İl Özel İdaresinin işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazasında yaralandığını, iş gücü kaybı ve manevi tazminat talebi ile Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/117 Esas 2013/169 Karar sayılı dosyasında işleten ve dava dışı sürücü aleyhine dava açıldığını ancak davalı tarafından tehiri icra talepli olarak temyiz ve karar düzeltme kanun yollarına gidildiği için kararın 12.07.2021 tarihinde deracattan geçerek kesinleştiğini, enflasyon değerlerine göre hesaplama yapıldığında olay tarihinden işletilecek faizin ana paranın değerini koruyamayacağını,
müvekkilinin munzam zararının bulunduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesi ile düzenlenen aşkın zarardan davalının sorumlu olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100 TL munzam zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolması nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/204 Esas sayılı dosya ile dava konusu ve taraflar aynı olduğundan derdestlik söz konusu olduğunu, faizi aşan munzam zararın davacı tarafından somut delillerle kanıtlanması gerektiğini, müvekkilinin temyiz ve karar düzeltme yollarına ilişkin yasal haklarını kullandığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle iş gücü kaybı ve manevi tazminat talebi ile davalı aleyhine Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/117 Esas 2013/169 Karar sayılı dosyasında dava açıldığı, bu dosyada verilen kararın deracattan geçerek kesinleşmesine kadarki süreçte davalı tarafın, temyiz ve karar düzeltme yollarına başvurmasının hem hakkı hem de görevi olduğu, davalıya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği, olay tarihinden kararın kesinleşmesine kadar geçen 15 yıllık sürede paranın satın alma gücünün düştüğü ancak bu konuda davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; olay tarihi 15.02.2006 olmasına rağmen davalı tarafından ödemenin 15 yıl sonra 01.10.2021 tarihinde yapıldığını, bu süreçte davalının tüm yasal haklarını kullandığını ancak neticede haksız olduğunun tespit edildiğini, olay tarihinden işletilecek yasal faiz ile zararın giderilemeyeceğinin açık olduğunu, kusuru bulunmadığını davalının ispat etmesi gerektiğini, faizi aşan munzam zarardan davalının sorumlu olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından kendi durumuna özgü şekilde açık ve somut olarak oluşan bir zarar olgusuna dair bir iddiada bulunulmadığı gibi bu yönde ispata yeter herhangi bir delil de sunulmadığı, paranın satın alma gücünün düştüğü ancak bunun sebebinin davalının yasal yollara başvurması olmadığı,
davacı tarafından iş gücü kaybı ve manevi tazminat talebi ile açılan davada davalı tarafın yasal hakkı olan temyiz ve karar düzeltme yollarına başvurması nedeniyle kendisine kusur izafe edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; olay tarihi 15.02.2006 olmasına rağmen davalı tarafından ödemenin 15 yıl sonra 01.10.2021 tarihinde yapıldığını, bu süreçte davalının tüm yasal haklarını kullandığını ancak neticede haksız olduğunun tespit edildiğini, olay tarihinden işletilecek yasal faiz ile zararın giderilemeyeceğinin açık olduğunu, kusuru bulunmadığını davalının ispat etmesi gerektiğini, faizi aşan munzam zarardan davalının sorumlu olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi hükmüne dayalı munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun’un 122 nci maddesi.
3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/117 Esas 2013/169 Karar sayılı dosyasında davalının yasal hakkı olan temyiz ve karar düzeltme yollarına başvurduğu, olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11395, K. 2023/14278, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama