KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/11835 E., 2025/8651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/648 D.İş. - 2023/649 K.
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 23.02.2015 tarihinde yaya olan müvekkiline çarpması sonucu davacının malul kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL tazminatın başvuru tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uzamış ceza zamanaşımı süresi olan 8 yılın Komisyona başvuru tarihi itibarıyla dolduğu gerekçesiyle başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zararın öğrenildiği tarihin maluliyet raporu tarihi olan 07.02.2023 olduğunu, dolayısıyla zamanaşımının dolmadığını, ayrıca ... nedeniyle sürelerin uzadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
7226 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi, "(1)...-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler.
6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren, 30.4.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur.
Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.” hükmünü haizdir.
2480 sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Karar, 30... tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup; yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7226 Sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi kapsamında 13.03.2020 tarihinden itibaren duran sürelerin 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; 23.02.2015 tarihli trafik kazası sonucu davacı yaralanmış, taraflarca 18.01.2023 tarihinde arabulucuya başvurulmuştur. Belirtilen tarihlere pandemi nedeniyle yasa ile duran 95 günlük sürenin eklenmesi gerektiği hususları da dikkate alınarak iş bu davanın hakemde açıldığı 27.03.2023 tarihi itibariyle yasada öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Buna göre eldeki dava süresinde açıldığından işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11835, K. 2025/8651, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama