KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/11842 E., 2023/13944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- İHK-2022/1020
- Dava tarihi
- 19.07.2021
- Hüküm/karar
- Davalı Vekilinin İtirazının Reddi/ Davanın Kabulüne
Karar Metni
1.506 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacı motosiklet sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi uyarınca 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 150,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik yönünden talebini 52.944,57 TL'ye ve geçici iş göremezlik yönünden talebini 7.111,93 TL'ye olmak üzere toplam talebini 60.056,50 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, bu nedenle davalı ... şirketine usulüne uygun şekilde yapılmış bir başvurudan bahsedilemeyeceğini tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan ve İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 21.05.2021 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirme Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının %9 oranında malul kaldığının tespit edildiği,
aktüer bilirkişi raporunda dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 52.944,57 TL, geçici iş göremezlik tazminatının ise 7.111,93 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 52.944,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 7.111,93 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 60.056,50 TL tazminatın 01.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, iyileşme süresi tamamlanmadan düzenlendiğini, davalı ... şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından geçerli bir başvurudan bahsedilemeyeceğini, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini,
geçici iş göremezlik tazminatından davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmediğini, ıslah edilen tutar için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 21.05.2021 tarihli tarihli raporun, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, maluliyete neden olan sekelin, üst ekstremite ve burun eğriliğine bağlı olarak belirlendiği, dosya kapsamında dava konusu kazanın iş kazası olduğuna dair herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan ve davalı tarafa %75 kusur atfedilen kusur raporunun denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu, Yargıtay kararları ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihat edildiğinden davalı tarafın hesaplama yöntemine ilişkin itirazının yerinde olmadığı, ıslaha karşı itiraz aşamasında beyanda bulunulduğu, ıslah dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu,
teknik faiz yöntemi ile bilinen son veriler esas alınarak hesaplama yapıldığı takdirde davalı aleyhine sonuç doğuracağı ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde: hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, iyileşme süresi tamamlanmadan düzenlendiğini, davalı ... şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından geçerli bir başvurudan bahsedilemeyeceğini, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini,
dava konusu kaza nedeniyle davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmediğini, ıslah edilen tutar için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78, 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle davacı tarafından davalı ... şirketine usul ve yasaya uygun başvuru yapılmış olmasına, davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına,
uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan geçici iş göremezlik zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına, dava konusu kazanın iş kazası olduğuna dair dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamasına, davalı vekilinin itiraz aşamasında ıslah dilekçesine ilişkin beyanlarını sunmuş olmasına, davalının temerrüt tarihinin usulünce saptanmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; davacı motosiklet sürücüsünün trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın yüz bölgesinden (nazal kemik kırığına bağlı burun eğriliği) olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11842, K. 2023/13944, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama