KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12041 E., 2024/2451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/104 Değişik İş, 2022/108 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi/İtirazın Reddi
Karar Metni
1.027 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı plakalı araç ile davacının yolcu olduğu plakalı aracın ve üç aracın daha karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını, sigorta şirketince davadan önce eksik ödeme yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının faizi ile birlikte davalıdan alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağına göre sigortalı aracın alt derece tali kusurlu olduğunu, bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davadan önce 9.525,00 TL ödeme yapıldığını, sorumluluklarının kalmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında verilebileceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davalıya sigortalı aracın kazada kusurunun bulunmadığı tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davalıya sigortalı aracın kusurlu olduğunu kararın kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince bilirkişi raporunun benimsenmesinde hata edilmediği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün eylemi ile zarar arasında illiyet bağı olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sunduğu itirazında ileri sürülen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi.
3. Değerlendirme Eldeki davada, somut olayın beş aracın karıştığı zincirleme kaza şeklinde gerçekleştiği, davacının yolcu olarak bulunduğu araçta yaralandığı, eldeki davayı ise kazaya karışan plakalı aracın zorunlu trafik sigortasına karşı açtığı anlaşılmaktadır.
Olaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında; plakalı aracın gidişe göre sağ tarafta bulunan boş toprak alandan kontrolsüz şekilde sağ şeride giriş yaptığı esnada aynı istikametten sağ şerit üzerinde seyir halinde olan plakalı araca kontrolsüzce çaptığı, çarpmanın etkisiyle bu aracın sol şeride geçtiği, o esnada plakalı aracın sol şeritte seyir halinde olduğu,
plakalı araca arkasından çarptığı, plakalı aracın da plakalı araca arkadan çarptığı, plakalı aracın da yine plakalı araca arkasından çarpması sonucunda, zincirleme kazanın gerçekleştiği, bu kazanın oluşumunda, plakalı aracın KTK'nın 46/2-b maddesinde düzenlenen şerit değiştirmeden önce, gireceği şeritteki araçların emniyetli geçişini bekleme kuralını ihlal ettiği, plakalı araç sürücüsünün kural ihlalinin olmadığı, diğer 3 aracın ise () Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c maddesinde düzenlenen önlerinde giden araçları güvenli mesafeden izleme kuralını ihlal ettikleri tespit edilmiştir.
Hakem yargılaması sırasında alınan kusur bilirkişi raporunda, davalıya sigortalı aracın (14 EG 886) önündeki araca arkadan çarpmasında kusurunun olmadığı, zira seyir halinde iken kendisine ilk çarpmanın etkisiyle sola doğru savrulduğu, bu sebeple önünde seyreden araca çaptığı tespiti yapılmış, Hakem Heyetince işbu rapor hükme esas alınarak davalıya sigortalı aracın kazada kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Aynı olaya ilişkin olarak davacının plakalı aracın zorunlu trafik sigortasına da Sigorta Tahkim Komisyonunda dava açtığı (2022/İHK-3768), davalı ... şirketinin sigortalı aracın %75 kusurundan sorumlu tutularak, davanın kabulüne karar verildiği, yine 74 AB 626 plakalı yolcu olduğu aracın zorunlu trafik sigortasına da Sigorta Tahkim Komisyonunda dava açtığı (2022/İHK3338), davalı ... şirketinin %100 kusurdan sorumluluğu ile davanın kabulüne karar verildiği, her iki dosyanın da halen Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetinin (2022/İHK-3768) sayılı dosyasında alınan kusur raporunda dava dışı plakalı araca (eldeki davanın yöneltildiği araç) %25 kusur verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti'nin 2022/İHK-3338 sayılı dosyasında alınan kusur raporunda ise plakalı araca kusur atfı yapılmamıştır.
Bu hali ile kaza tespit tutanağı, diğer iki dosyada alınan kusur raporları ve eldeki davada alınan kusur raporu arasında çelişki olduğu anlaşılmaktadır.
KTK'nın 88. maddesindeki "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesi ile birden fazla kişinin zararı tazminle yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumluluk ilkesi benimsenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 51.) maddesindeki "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine göre de, zarar gören 3. kişi zararın tamamını, isterse sorumluların hepsinden isterse bir kısmından isteyebilir.
Eldeki dava ile yukarıda bahsedilen diğer iki davada trafik kazası aynı olup, davacı da bir kez yaralanmıştır.
Her ne kadar davacı yolcu müşterek müteselsil sorumluların herbirinden tazminat isteyebilecek ise de zarar tek olduğundan, diğer dosyalarınında incelenmesi, kaza tespit tutanağı ile diğer iki dava ve eldeki davada alınan kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için konusunda uzman heyetten (Karayolları Genel Müdürlüğü) rapor alınması, diğer davalarda hüküm altına alınan tazminatlar bakımından müşterek müteselsil sorumluların borçlarının sona erip ermediğinin araştırılması,
ödeme var ise ve yine olayda davalıya sigortalı aracın kusuru var ise tahsilde tekerrür olmamak üzere sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeblerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12041, K. 2024/2451, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama