KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12079 E., 2025/6777 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/634 E.- 2023/634 K.
- Sayısı
- 2023/İHK-47526
- Sayısı
- K-2023/196669
Karar Metni
1.152 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın 25.10.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 8.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 445.941,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için kusur raporu alınması gerektiğini, eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davaya konu uyuşmazlığın mahkemeler tarafından çözümlenmesi gerektiğini, temassız kazaların teminat dışı olduğunu, davalıya husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu aracın mevcudiyeti, tescile tabi olup olmadığı gibi hususların tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davalının geçici taleplerden kaynaklanan sorumluluğunun olmadığını,
faiz talebinin yersiz olduğunu, rücuya esas bir ödeme varsa mahsubu gerektiğini, koruyucu tertibattan kaynaklanan müteraifk kusur indirimi yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 28.10.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %15 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi gereği her iki sürücünün de %50-%50 kusurlu kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, başvurunun kabulüne, toplam 445.941,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu, davacının yaralanma bölgesi dikkate alındığında dizlik kullanmadığının anlaşıldığı, bu nedenle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, esas hakkında yenden hüküm tesisine, başvurunun kısmen kabulüne toplam 389.928,80 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için kusur raporu alınması gerektiğini, eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davaya konu uyuşmazlığın kamera kayıtlarının incelenmesi,
tanık dinlenmesi gibi hususlar gerektiğinden mahkemeler tarafından çözümlenmesi gerektiğini, temassız kazaların teminat dışı olduğunu, davacının motosikletinin ayağına düşmesi sonucu yaralandığının ambulans bilgi formu ile sabit olduğunu, davalıya husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu aracın mevcudiyeti, tescile tabi olup olmadığı gibi hususların tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davalının geçici taleplerden kaynaklanan sorumluluğunun olmadığını, faiz talebinin yersiz olduğunu, gelirin asgari ücret olarak esas alınması gerektiğini,
davacıya rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak yapılması halinde mahsubu gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan .... Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 28.10.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası sağ kaval kemiği ile diz kapağında kırık yaşadığı, vücudunda kazadan kaynaklı yara skarı bulunduğu bu nedenle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının toplam %15 olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Maluliyet raporunda yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmış ise de; maluliyete konu yaralanmanın niteliği gözetildiğinde estetik ve plastik cerrahi doktorunun da içinde bulunduğu heyetten raporun alınması gerekirken bu hususa uyulmamış olması doğru görülmemiştir.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde estetik ve plastik cerrahi doktorunun da bulunduğu yeni bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, hakem heyet tarafından trafik bilirkişinden kusur raporu alındığı, alınan rapora göre tarafların %50-%50 oranında kusurlu olduğu, hakemce sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davacının tazminat talebinin hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Olayın meydana geliş şekli, kaza tespit tutanağının düzenlenmemiş olması, tarafların ve tanıkların olayın oluşuna yönelik beyanları gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının motosiklet sürücüsü olduğu, kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince takdiren davacının ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 50'şer oranda kusurlu olduğunun kabulü ile karar verildiği, karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince bilirkişi raporu aldırıldığı ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 50'şer oranda kusurlu olduğunun tespit edildiği, kazanın plakası belirlenemeyen aracın davacı motosiklet sürücüsünü sıkıştırması sonrası davacının ani fren nedeniyle kayması şeklinde meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kabul edilen kusur durumu ve İtiraz Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporunun uyumlu bulunmasına ve olayın oluş şekline göre yeniden kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (3-b) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12079, K. 2025/6777, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama