KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12156 E., 2023/14053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/139 E., 2023/139 K.
- Sayısı
- KIT/2022-2673
- Dava tarihi
- 24.09.2019
- Hüküm/karar
- Davanın usulden reddi/ İtirazın kabulü
- Sayısı
- K-2019/90846
Karar Metni
1.234 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.08.2017 tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan traktörün karıştığı tek taraflı trafik kazasında, traktöre bağlı römorkta yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 194.904,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi, hükmedilecek tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun davacının muayenesi yapılmadan hazırlandığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davacının davalıya tahkim başvurusu öncesinde usulüne uygun hazırlanmış sağlık raporu ile başvuru yapmadığı gerekçesiyle dava şartı eksikliği nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 24.01.2020 tarihli 2020/İHK-1915 sayılı kararıyla; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 17.01.2022 tarihli 2021/8529 E., 2022/507 K. sayılı kararı ile; "...Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının tahkime başvuru aşamasında sunduğu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 12/11/2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %5 olarak belirlenmiştir.
Söz konusu maluliyetin davacının kazadaki yaralanması sonucu saçlı kafa derisinde meydana gelen skar (yara) izi nedeniyle verildiği anlaşılmaktadır. Anılan bu raporun tanziminde 20.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik” hükümlerine göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre tanzim edildiği anlaşılmaktadır.
Ancak kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikte de skar (yara izi) nedeniyle %5 maluliyet oranı verilmekte olup, her ne kadar rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre hazırlanmış olsa da, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olması nedeniyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği ve KTK'nın 97 nci maddesi ile ZMSS Genel Şartları gereği gerekli olan tüm belgeler ile başvuru yapılmadığı, tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, davacının karara itirazı ise İtiraz Hakem Heyeti tarafından aynı gerekçelerle reddedilmiştir.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir.
Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2 nci maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluk Sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksiklik tamamlanabilir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının tahkime başvuru aşamasında sunduğu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 12.11.2019 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, karara esas alınabilir bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması gerektiği..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca davacının dosyaya sunduğu % 5 oranlı maluliyet raporunun hükme esas alınması gerektiği, davalının % 100 kusurdan sorumlu olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi tarafından tazminat miktarının usulünce hesaplandığı, davacının yolcu taşımaya uygun olmayan traktör römorkunda yolculuk etmesi nedeniyle aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan 194.904,00 TL üzerinden % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, davaya konu aracın malikinin Yılmaz Traktör ve Ziraat Mak.
Tic. ve San. Ltd.
Şirketi olması sebebiyle avans faizine hükmedilmesi gerektiği, davacının tahkim başvurusundan önce davalıya 13.09.2019 tarihinde başvuru yaptığı, bu tarihten itibaren 8 iş günü içerisinde davalının 26.09.2019 tarihinde temerrüde düşeceği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 155.923,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hükmedilecek tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı çocuğun anne ve babasının çocuğa bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, zarardan anne ve babanın sorumlu olduğunu, davacının davalıya usulüne uygun başvuru yapmadığı için davalının temerrüde düşmediğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, tahkime başvuru tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
tazminat hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre yapılması, aksi kanaatte olunması halinde ise TRH 2010 Yaşam Tablosu'na ve % 1,65 teknik faize göre tazminatın hesaplanması gerektiğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunamayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davacının tarım işçisi olduğu, fındık toplama amacıyla işçilerin davaya konu araçla nakilleri sırasında kazanın meydana geldiği, bu nedenle davaya konu olayda hatır taşımasından söz edilemeyeceği anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12156, K. 2023/14053, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama