KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12204 E., 2023/13734 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2180 E., 2023/1503 K.
- Davalılar
- 1-... vekili Avukat ...,
Karar Metni
1.104 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
2-... vekili Avukat ..., 3-... vekili Avukat ..., 4-... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 04.02.2020
HÜKÜM/KARAR : Red/ Red
İLK DERECE MAHKEMESİ
Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
2020/66 E., 2022/190 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, mal kaçırma amacı ile Onurkent'te bulunan kooperatif hissesini 09.03.2015 tarihinde 100,00 TL bedel karşılığı kardeşinin eşi ...'a devrettiğini, bu devir işleminin muvazaalı ve alacaklıdan mal kaçırma kastıyla yapıldığından bahisle davaya konu hisse devrine yönelik tasarrufun iptali ile bu hisse üzerinde alacağın tahsili için cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiş, dava konusu edilen hissesinin davadan sonra 23.03.2020 tarihinde ...'e,
... tarafından da 14.10.2020 tarihinde ...'e devredilmesi nedeniyle davacı vekili tarafından Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/356 esasında ... ve ... aleyhine tasarrufun iptali davası açılmış, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.10.2021 gün ve 2021/356 Esas, 2021/492 sayılı kararıyla her iki dava dosyasının birleştirilmesine, davanın Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/66 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, aciz belgesinin sunulmadığını, davacının alacağının gerçek olduğunu ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin alacaklıdan mal kaçırma kastı ile hareket etmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... yargılama aşamasında dava konusu edilen yeri 2014 yılında 800.000,00 TL bedel karşılığı davacı alacaklıya sattığını, bu bedelin 600.000,00 TL'nin parça parça elden ödendiğini, davacının Ankara'da yaşadığı için Antalya'ya gelemeyeceğini söyleyerek ödediği parayı geri istediğini, aldığı paranın 150.000,00 TL'sini geri ödediğini, bakiye 450.000,00 TL için takibe konu bonoyu düzenleyerek davacıya verdiği, vadesi geldiğinde senet bedelini ödeyemediğini, dava konusu hisseyi de ağabeyinin "hisseyi eşimin üzerine devret, kredi kullanalım, borcu ödeyelim" telkini üzerine davalı ... üzerine devrettiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alacağının gerçek olduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin kooperatif hissesi için ödediği bedelden dolayı alacaklı olduğunu, müvekkilinin karşı tarafa olan güveninden dolayı ve karşı tarafın oyalaması ile 2019 yılına kadar icra takibi başlatmadığını, aksine karşı tarafın muvazaalı işlemlerinin olduğunu, davalı borçlunun kooperatif hissesini kardeşinin eşi ...'a devrettiğini, onun da dava açıldıktan sonra alelacele hisseyi davalı kardeşi ...'e, ...'ün de diğer davalı ...'e devretmek suretiyle elden çıkardıklarını, takip borçlusunun alacağın varlığı konusunda duruşmada beyanda bulunduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı istinaf dilekçesinde 2014 tarihi itibariyle, davalı kooperatif hisse satıcısına ödediği toplam 600.000,00 TL'yi nereden temin ederek ödediği konusunda bir beyanda bulunmamış ve buna dair bir belge sunmamıştır. Takibe dayanak bono resmi olarak düzenlenmediğinden her zaman düzenlenebilir niteliktedir.
Davacı 2014 tarihi itibariyle yüksek bir meblağ sayılan 600.000,00 TL'yi davalı borçluya hisse devri karşılığı verdiğini tesvik edici bir delil sunamadığı, böyle bir ödemenin kendisi ve davalı borçlunun ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğunu ileri sürmediği, senet borcunun vadesinde ödenmemesi reğmen pasif kalarak 4,5 yılı aşkın bir süre sonra alacağını tahsil için icra takibine başladığı da dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince davacının alacağının gerçek olduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Hal böyle olunca, açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediği..." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece, davacının alacağının kaynağına yönelik yazılı delil veya ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğini, dolayısıyla alacağın gerçek olduğunu ispat edemediği gerekçeleriyle davayı reddetmiş ise de.
İlk Derece Mahkemesi'nde yapılan duruşma esnasında müvekkilin tüm açıklık ve samimiyetiyle beyan vermesi ile yargılamayı yapan Mahkemenin, takibe dayanak bononun hangi nedenlerle gerçek olmadığına kanaat getirdiğinin anlaşılamadığını, verilen kesin sürelerde ticari defter ve kayıtların sunulmamasının müvekkil haklarına halel getirmemesi gerektiğini, ayrıca müvekkilin parayı elden ödemesi ile bakiyeye ilişkin bono imzalamasının gerçeğe aykırı olduğunun her türlü kesin şüpheden uzak şekilde ispatlanması gerekirken yanılgılı değerlendirmelerde bulunulduğunu,
müvekkilinin en hızlı şekilde taşınmazın satışının yapılmasını ve borcun ödenmesini arzu ettiğini, İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2506 sayılı dosyası ile yapılmış ve kesinleşmiş takip olduğunu, borcun doğma tarihi icra dosyasındaki 10 örnek ödeme emrine dayanak olan senedin düzenlenme tarihi 08.03.2014 olarak belgelendiğini, müvekkili ile davacı arasında mülkiyeti müvekkile ait ...'ın S.S.
Lara Onurkent Konut Yapı Kooperatifi'nde hissesi bulunan 507 Ada 11 Parseldeki 1 ve 2 nolu bölüm üzerindeki haklarının devri konusunda anlaşma yapıldığını, mahkeme huzurunda vermiş olduğu ifadesinde de borcu olduğunu ödeyemediğini kabul ettiğini, davalı ... almış olduğu hisseyi mal kaçırmanın devamı olarak kendi öz kardeşi ...'e sattığını, davanın reddedilmiş olmasından en büyük mağduriyeti alacaklıdan daha çok müvekkil yaşadığını, taşınmaz satışı yapılamadığında borcun katlanarak büyüdüğünü, mahkeme tarafından etkili bir yargılama yapılmadığını ve tarafların tanıkları dinlenmediğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İflas İdaresinin İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12204, K. 2023/13734, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama