KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12225 E., 2023/13393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/821 E., 2021/821 K.
- Sayısı
- 2021/İHK-33756
- Dava tarihi
- 30.12.2020
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulü/Davacı ve Davalı Vekilinin İtirazının Reddine
- Sayısı
- K-2021/101710
Karar Metni
1.484 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.05.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen kendilerine ödeme yapılmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhekemeleri Kanunu'nun (HMK) 107 nci maddesine göre sürekli iş göremezlik tazminatı için 5.100,00 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak temerrüt tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini, 50.644,38 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet raporlarının hatalı olduğunu, hatır ve müterafik kusurun araştırılarak indirim yapılmasını, kusurun tespit edilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan araç sürücüsünün tek taraflı kazada %100 kusurlu olduğunun trafik kazası tespit tutanağı ile belirlendiği; davacı tarafından başvuru sırasında sunulan raporun kaza üzerinden 12 ay geçmeden sunulduğu anlaşıldığından yeniden rapor alınmasına karar verildiği ve dosyada alınan rapor ile davacının maluliyet oranının %8 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 50.644,38 TL'nin 07.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurumu Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 18.05.2021 tarihli Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerince müvekkilinin %8 sürekli iş göremezliği olduğunu gösterir Sağlık Kurulu Raporunun hakem ara kararı ile alındığını, iş bu raporda müvekkilinin sakatlığının doğru tespit edilmediğini başvuru aşamasında sunulan.
Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 29.11.2019 tarihinde düzenlenen, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerince %45 maluliyeti olduğunu içerir raporla çok fahiş bir oran farkı içerdiği yönünde itiraz edildiğini, raporlar gidermeden hatalı hüküm kurulduğundan kararının kaldırılması istemi ile itiraz yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılmasını ve vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiği belirtilerek kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile itiraz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun usule uygun düzenlendiği, davalı ... şirketinin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olduğu, hesap raporunun uzman heyetçe düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük bulunmadığı; tam vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ve davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile benzer sebepleri tekrar ederek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca Sağlık Kurulu Raporu vermeye yetkili hastanelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 06.05.2019 tarihinde meydana gelmiştir.
Eldeki dosyada; davacı tarafından iki farklı hastane tarafından düzenlenmiş olan maluliyet raporlarının bulunduğu, bu raporlarda yer alan maluliyete ilişkin tespitlerin birbirinden farklı ve çelişkili olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan içeriği ile davacının başvuru sırasında sunduğu raporların kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesine rağmen maluliyet tespitlerinde farklılıklar olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edildiği göz önüne alındığında davacının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan 26.11.2019 tarihli ve 18.05.2021 tarihli sağlık kurulu raporlarının irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı dosyadaki raporların alındığı üniversite hastanelerinden farklı üniversite hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. Davalı vekilinin diğer temyiz sebepleri yönünden, 3.a-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez.
Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez.
Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kazaya karışan araç hususi araç olup karine olarak davacı yararına hatır taşıması bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun görünmektedir. Taşınan kişinin menfaati için yapılan bir taşıma olduğu hususu göz önüne alındığında aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3.b- 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve AAÜT’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak değerlendirildiğinde tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve (3.a) ve (3.b) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ve davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12225, K. 2023/13393, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama