KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12800 E., 2024/10063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile
- Sayısı
- 2023/230 E- 2023/492 K
- Hüküm/karar
- Reddine
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ve davalı ...’den alacaklı olduğunu, borcun ödenmemesi sebebi ile davalı borçlular aleyhine Fethiye 1. İcra Müdürlüğünün 2009/8197 sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçluların adına kayıtlı gayrımenkulleri mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI VE YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkemenin 23.02.2016 gün, 2009/684 E- 2016/56 K sayılı kararı ile " ...'in, ...'in kayınbiraderi, ...'in de ...'in hem amcası hem kayınpederi olduğu ve ...'ın da ...'in kayınçosunun kayınçosu olduğu ve davalılara ait tüm taşınmazların aynı ya da birbirine çok yakın tarihte elden çıkarılmış olması ve davalı ... dışındaki diğer davalılar,
borçlu davalıların mali durumlarını ve zarar verme kastını bilebilecek durumda olmaları ve tasarrufa konu taşınmazların gerçek bedellerinin altında satışın gerçekleştiği anlaşılmakla davalı ...'ya satışı yapılan tasarruflar dışındaki diğer tasarruflar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ancak davaya konu 3006 ada 2 parsel 1 nolu bağımsız bölümün yargılama sırasında dava dışı Finansbank A.Ş.'ye cebri satışla devredildiği ve bu taşınmaz yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'a yapılan tasarruflar yönünden yapılan değerlendirmede;
davalı ... ile diğer davalı ... arasında önceye dayalı tanışıklık ya da akrabalık bağı bulunmadığı, davalının, borçlu davalının mali durumunu bilebilecek durumda olduğu tespit edilemediği dinlenen tanık beyanlarından taşınmazların tasarruf amacıyla alındığı kanaatine varılmakla yapılan tasarrufun gerçek satış işlemi olduğu kanaatine varılmakla davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir." karar verilmiştir.
2.Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 26.10.2022 gün, 2022/5882 E- 2022/13201 K sayılı kararı ile "Bankacılık Kanunu Geçici 13. Maddesi göre aciz belgesinin aranma koşulu 26.12.2003 tarihinden önce verilmiş krediler için verilmiş olup takip konusu krediler bu tarihten sonra verildiğinden davacı alacaklı bankanın aciz belgesi ibraz zorunluluğu bulunmaktadır. Ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kararın BOZULMASINA karar verilmiştir.
A. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin13.09.2023 gün, 2023/230 E- 2023/492 K sayılı ilamı ile; Dahili davalı ...'ın reddi miras yaptığı, bu sebeple bu şahsa husumet yöneltilemeyeceği anlaşıldığından dahili davalı ... yönünden pasif husumetten reddine, diğer davalılar yönünden aciz vesikası yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aciz vesikası ibraz edilmesi için süre verilmediğini, dosyaya geçici aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağı ibraz edildiğini, mesleki mazeretin gerekçesiz reddedildiğini, beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali davasıdır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır.
Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.
Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Dosya içerisinde yer alan belgeler incelendiğinde;
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu ... ve davalı borçlu ... mirasçıları aleyhine bu davanın açıldığı, davalı borçlu ...'in vefat etmesi üzerine mirasçılarının davaya dahil edildiği, dahili davalı ...'ın mirası reddettiği, diğer dahili davalıların ise mirasın redddine dair herhangi bir beyanının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlulardan davalı ... aleyhine düzenlenmiş 28.09.2023 tarihli geçici aciz vesikası mahiyetinde haciz tutanağının dosyaya ibraz edildiği, ancak diğer davalı borçlu ... veya mirasçıları ... ve ... aleyhine düzenlenmiş kesin aciz belgesi veya geçici aciz belgesi mahiyetinde haciz tutanağının dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür. Davalı ... ve mirasçıları yönünden verilen karar doğru görülmüştür. Ancak davalı borçlu ... yönünden aciz hali kabul edilerek esasa girilmesi, İİK 277 ve devamı maddelerinin tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu davalı borçlu yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12800, K. 2024/10063, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama