KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12802 E., 2024/7995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/60 E., 2019/274 K.
- Dava tarihi
- 17.06.2014
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
932 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından 13.02.2014 tarihinde müvekkili şirkete ait Manavgat Telekom Müdürlüğü sorumluluk sahasında olan Organize Sanayi 2070 Sk N:9 adresinde bulunan tesislere hasar verildiğini, davalının vermiş olduğu zararın 8.254,58 TL tutarında olduğunun Hasar Tespit Tutanağı ve Hasar Keşif Formu ile tespit edildiğini, davalı tarafa borcun ödenmesi konusunda 14.04.2014 tarih 2520 sayılı yazı ile ihtarda bulunulduğunu, davalının da borcun ödenmeyeceğini belirtir Manavgat 2. Noterliğinin 05.05.2014 tarih 5450 yevmiye nolu ihtarnamesini gönderdiğini beyanla müvekkili şirkete verilen 8.254,58 TL zararın olay tarihi olan 13.02.2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın belirlediği rakamların üzerinden haksız ve fahiş tutarda tazminat talep etmekte olup tek taraflı olarak hazırlanan hasar tespit tutanağına ve hasar keşif formuna itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin hasarın bulunduğu alanda çalışma yapmadan önce Manavgat Belediyesinde bulunan yol ve alt yapı projelerini inceleyerek çalışma yapmış olduğunu, belediye kayıtlarında söz konusu alanda davacı şirkete ait kablo bulunduğu yönünde hiçbir bilgiye rastlanılmadığını bunun üzerine çalışmaya başladıklarını,
hasara uğrayan kablonun davacı şirket tarafından projesiz ve usulüne aykırı olarak yol seviyesinin yaklaşık 10 cm altına gömüldüğünü, davacı şirketin söz konusu alanda kablosunun zarar görmemesi için hiçbir uyarı ve bildirimde bulunmadığını gibi yer altına da hiçbir önlem almayarak 10 cm derinliğe çıplak kabloyu gömdüğünü, oluşan hasarın tamamen davacının kusurundan kaynaklandığını, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin, 10.06.2015 tarihli ve 2014/172 Esas, 2015/285 Karar sayılı kararıyla 4.263,84 TL'nin haksız fiil tarihi olan 12.02.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.11.2018 tarihli ve 2016/10816 Esas, 2018/6621 Karar sayılı ilamıyla; "...davanın niteliği, dosyanın içeriği, tarafların sıfatı ve yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir...Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tarafların kusuruna dair bir değerlendirme yapılmadığı, bu konunun mahkemece de gözetilmediği anlaşılmaktadır.
O hâlde, mahkemece; davanın niteliği, tarafların sıfatı ve somut olayın özellikleri de dikkate alınarak, konusunda uzman bilirkişi kurulundan tarafların ve varsa dava dışı kişi veya kişilerin kusur oranlarını gösterecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı tarafça kazara telefon kablosunun kopartıldığı konusunda itiraz olmayıp taraflar arasındaki uyuşmazlığın kazı nedeniyle davalının bundan sorumlu tutulup tutulamayacağı, zarar miktarının ne kadar olduğu konusunda toplandığı görülmüş olmakla, davalı tarafça davacı tarafa gerekli bildirim ve izin alınmadan yaklaşık 80-100 cm. derinliğinde kazı yapılarak davacıya ait telefon kablosunun kopartıldığı,
kopan kısım az olsa bile saha dolabı ile telefon direği arasındaki 80 metrelik kablonun ek yapılamaması nedeniyle değiştirilmesi gerektiği, davacı tarafın daha fazla kablo kullanıldığı itirazının ek yapılmadan saha dolabı ile direk arasındaki 80 metrelik kablo kullanılmasının teknik açıdan yeterli olması nedeniyle yerinde olmadığı, gerekmediği halde daha fazla kablo kullanılmış ise bunun davalı taraftan zarar kapsamında istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.263,84 TL'nin haksız fiil tarihi olan 13.02.2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yer altında tesisleri bulunan kuruluşlarla işe başlanmadan önce gerekli yazışmalar yapılarak, kazı yapılacak yerlerde alt yapının olup olmadığını var ise projeleri ile gelerek ve bir de eleman bulundurmak suretiyle gerekli emniyet tedbirlerini almak zorunda olduğunu, davalının bu zorunluluğa uymadığını, davalı tam kusurlu olduğu halde zararın eksik hesaplandığını, iletişimin güvenilir ve kesintisiz sağlanabilmesi için hasara uğrayandan daha fazla metrajda kablonun değiştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur ve hesap raporlarının yetersiz olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; tacirler arası haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427, 438 ve 439 uncu maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle verilen kararın bozmaya uygun olmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12802, K. 2024/7995, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama