KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12898 E., 2025/6801 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/716 E., 2023/728 K.
- Sayısı
- 2023/İHK-50623
- Sayısı
- K-2023/296683
Karar Metni
1.070 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 24.05.2021 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu, motosiklet sürücüsü olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını, bakım ihtiyacının doğduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı,
500,00 TL geçici bakıcı gideri ve 500,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 13.09.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, 346.799,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.672,77 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.788,75 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 356.761,35 TL'ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin teminat kapsamı dışında kaldığını, avans faizi talebinin haksız olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %9 oranındaki maluliyeti, 60 gün bakıcı süresi, 180 gün geçici iş göremezlik süresi ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün %50 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 346.799,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.672,77 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.788,75 TL geçici bakıcı gideri, 500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 356.761,35 TL tazminatın 19.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu, ancak davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, kararın düzeltilmesine ve davalının diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında kaldığını, geçici bakıcı gideri hesaplamasının hatalı yapıldığını, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 12.05.2022 tarihli raporda, davacının trafik kazası sonrası yaralanması sonucu sol omuz kırığı ve bel bölgesi kırığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı %9 olarak hesaplanmıştır. Söz konusu maluliyet raporunun; kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, raporu hazırlayan heyette ortopedi uzmanı ile beyin ve sinir cerrahi uzmanının bulunmadığı, maluliyetin tayini konusunun teknik ve uzmanlık gerektirdiği ve heyet teşekkülü yetersiz olan maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde ortopedi uzmanı ile beyin ve sinir cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı,
gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve arazın süreklilik arz edip etmediği hususlarını kapsar şekilde rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; meydana gelen 24.05.2021 tarihli kaza nedeniyle kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davacı motosiklet sürücüsünün sağa dönüş kurallarını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise kavşaklarda hızını azaltmaması nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusur raporu alınmadan davalıya sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu kabulüne göre tazminata karar verildiği, davalı tarafın itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmaktadır.
Olayın meydana geliş şekli, kaza tespit tutanağındaki kusur tayini ile bağlı kalınarak başkaca kusur araştırması yapılmaması, hakemce kusur bilirkişi raporu alınmaması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12898, K. 2025/6801, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama