KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/13244 E., 2025/13847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1690 E., 2023/1822 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/184 E., 2023/200 K.
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
01.03.2022 tarihinde müvekkiline ait araç kendi yolunda seyir halinde iken dört yol ayrımında önüne kontrolsüz şekilde ve aniden davalıların maliki ve sürücüsü oldukları aracın çıkması neticesinde çarpışma meydana geldiğini, ancak tramer kayıtlarında mezkur kazada sanki müvekkiline ait araç kusurluymuş gibi hatalı ve hukuka aykırı tespit yapıldığını, müvekkilinin meydana gelen trafik kazasında tam kusurlu olarak addedilmesinin mümkün olmadığını, herhangi bir aleyhe hususun kabulü manasına gelmemekle birlikte müvekkili aracının kasko şirketi ...
Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda, "anlaşmalı tutanağa göre her iki araç sürücüsünün eşit derecede kusurlu olabileceği hasar beyanından anlaşılmıştır." şeklinde düzenlendiğini, davalıların sebepsiz zenginleştiğini, aynı zamanda müvekkilinin zararlarının tamamını tazmin edemediğini,
herhangi bir aleyhe hususun kabulü manasına gelmemekle birlikte kimin kusurlu olduğu tespit edilemiyor ise yerleşik içtihatlara göre kusurun eşit şekilde paylaştırılması gerektiğini belirterek meydana gelen trafik kazasında mahallinde keşif yapılarak ve bilirkişi incelemesiyle kusurun ve müvekkilinin haksız fiilden doğan bir borcunun olmadığının tespit edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta tramer kaydındaki kusur belirlemesinin hatalı olduğu iddia edilerek kusursuzluğun tespiti talep edildiğine göre davanın HMK 114/1-d husumet yokluğu nedeni ve HMK 114/1-h gereği hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, maddi vakıaya ilişkin tespit talebinin davacı aleyhine açılacak davada ileri sürülebileceği, davacı hakkında bir dava bulunmadığı, yine davacıya dava konusu edilen kaza nedeniyle açılan bir icra takibi ya da gönderilen borç ödeme ihtarı da bulunmadığı bu halde borcu olmadığı tespiti talebinde de hukuki yararı bulunmadığı,
tüm bu nedenlerle anılan ilkeler ve düzenlemeler gereğince açılan tespit davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar davanın davanın HMK 114/1-d husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş ise de usulden ret kararı verildiğinden sonuç olarak kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu aracı kendi yolunda seyir halindeyken dört yol ayrımında önüne kontrolsüz şekilde ve aniden davalı şirketin sigortalısı aracın çıkması neticesinde çarpışma meydana geldiğini, davalı aracın yolu kontrol etmeden geçiş yaptığı sırada müvekkilinin maliki olduğu araca çarptığını ancak tramer kayıtlarında mezkur kazada sanki müvekkiline ait araç kusurluymuş gibi hatalı ve hukuka aykırı tespit yapıldığını, mahallinde keşif yapılarak meydana gelen kazada davalıların kusurlu olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, davada açıkça kusur tespiti yapılması talep edildiğini,
huzurdaki dava açıkça bir tespit davası olup kazaya karışan kusurlu olan araç malikine ve sürücüsüne husumet yöneltilerek açıldığını, HMK'nın 400. maddesi gereğince mahkemenin kusur tespitinde görevli ve yetkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacı tarafın trafik kazasında kusurlu olmadığı iddia edilerek kusursuzluğunun ve borcu bulunmadığının tespiti talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13244, K. 2025/13847, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama