KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/13329 E., 2024/12061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/397 E., 2022/488 K.
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... hakkında takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını dava konusu taşınmazını davalı ...'e devrettiğini belirterek bu tasarrufun iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, müvekkilinin borçlunun teyzesinin torunu olduğunu, taşınmazı aslında 2004 yılında dava dışı ...’den müvekkilinin aldığını, ancak bedelini tam olarak denkleştiremediğinden peyder pey ödemek suretiyle haricen aldığını 2013 yılında davalı ...’ün kredi çekmesi sebebiyle emaneten ona satış gösterildiğini, taşınmazın 2004 yılından beri müvekkili tarafından kullanıldığını, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/493 Esas 2020/248 Karar sayılı kararıyla, davalı ...’in, davalı ...’nın teyzesinin torunu olduğu, davalı ...’in bu nedenle davalı borçlu ...’nın mali durumunu, mal varlığının borçlarına yetmediğini, alacaklılarına zarar verme kastıyla işlem yaptığını bilebilecek durumda olduğundan tasarrufun İİK’nın 280/1.maddesi gereğince iptali gerektiği, ancak taşınmazın davalı ... elinde iken cebri icra yoluyla satıldığı ve İ.İ.K.'nun 283/2 nci maddesine göre talebin bedele dönüştüğü, davacının İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2017/5427 sayılı dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere,
taşınmazın ihale yoluyla davalı ...'in elinden çıktığı tarih olan 20.09.2016 tarihi itibariyle rayiç değerine karşılık 181.000,00 TL'nin bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli ve 2021/1575 Esas, 2021/1818 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesinin esasına yönelik istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 25.05.2022 tarihli ve 2021/26212 Esas, 2022/7855 Karar sayılı ilâmı ile;"...1. Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı ...’nın tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Tasarrufun iptali davalarında, dava konusu şeyin üçüncü kişinin elinden çıkmış olması halinde davacı dilerse bedelin üçüncü kişiden tahsilini isteyebilir (İİK’nın 283/2). Benzer durum dava konusu şeyin borçlunun borcundan dolayı paraya çevrilmesi halinde de geçerlidir. Ancak bu durumda borçlunun bir başka alacaklısı bu davanın konusu olan şeyi takip yaparak ihalede sattırmış ve ihale bedelinden alacağını almış ise, ihaleden arta kalan bir para var ise bu para üçüncü kişiye ödeneceğinden, bu para üçüncü kişiden tahsiline karar verilmesi gerekir. Hiç para kalmamış ise davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Somut olayda dava konusu taşınmaz, borçlu ...’ün borcundan dolayı İzmir 24.İcra Müdürlüğünün 2016/6155 sayılı takip dosyasından 131.000 TL bedel ile ihalede satılmış, alacaklıya ödenen paradan sonra davalı 3. kişiye bakiye 75.823,34 TL kalmıştır. Şu halde davalı üçüncü kişi ...’un ödeyeceği bedel 75.823,34 TL TL olmasına rağmen 181.000,00 TL bedel ile sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesi ile kararın bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamına uyularak 75.823,34 TL tazminatın davalı ...' den tahsili ile alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tasarrufun borcun doğumundan önce olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, mal kaçırma amacı ile yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13329, K. 2024/12061, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama