KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1452 E., 2025/622 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/870 Değişik İş, 2022/870 Karar
- Sayısı
- 2022/İHK-51388
- Sayısı
- K-2022/208245
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.04.2018 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın yaya konumundaki davacıya çarptığını, müvekkilinin yaralandığını, sigorta şirketinin eksik ödemede bulunduğunu, bu sebeple 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 138.990,90 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 138.990,90 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 139.090,90 TL tazminatın 13.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşma nedeniyle davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının bakiye ömrünün hatalı tespit edildiğini, hesabın doğru olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, kusuru kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin tam/nispi verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda, davacının yaralanması nedeniyle, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; başvuruda sunulan, ... Üniveristesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 20.01.2022 tarihli maluliyet raporunda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre davacıda kazadan kaynaklı olarak epilepsi -nöbet olmayan ancak nöbet geçirme riski olan özrünün %5 olduğu, yine hipertrofik skar ve keloid (Vücut yüzeyinin %1-9 'un kaplayan) özrünün %5 olduğu, Balthazard formülüne göre toplam %10 sürekli iş göremezliğinin bulunduğu rapor edilmişir.
Hakem Heyetince işbu rapora göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır. Zira davacının kaza sonrasına ilişkin kaza ile illiyeti olan tedavilerinin bulunup bulunmadığı, kazadan kaynaklı epilepsi tedavisi görüp görmediği araştırılmamış, bu rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği aynı oranda kalıp kalmayacağı tespit edilmemiştir. Bununla birlikte davacının vücudunda oluşan skar izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre bizzat muayene edilmek suretiyle kazadan sonra oluştuğu belirtilen epilepsi geçirme riski nedeniyle tedavi görüp görmediği, davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği,
belirtilen rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği, skar izine ilişkin de yukarıda belirtilen tereddütleri giderecek şekilde içerisinde psikiyatri uzman doktor ve plastik cerrahın da bulunduğu heyetten gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre (davalının usulü kazanılmış hakları korunarak) yeni maluliyetin yüksek çıkması halinde, önceki maluliyet oranı ve eski hesap verileri kullanılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1452, K. 2025/622, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama