KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1642 E., 2025/11952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1788 E., 2022/1970 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 2. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/347 E., 2022/285 K.
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yaptığı ve davalı tarafın işleteni olduğu aracın 12.01.2018 tarihinde karıştığı trafik kazasında, aracın sürücüsünün kırmızı ışık yanmasına rağmen süratle kavşağa girmesi ve kavşağa giren diğer araca arkadan çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini, sürücünün 256 mg/dL alkollü olduğunun belirlendiğini, sürücünün alkollü olduğu tespit edildiğinden hak sahibi 3. kişiye 22.10.2018 tarihinde 111.573,00 TL tutarında yapılan maluliyet tazminatı ödemesinin poliçenin tarafı davalı sigortalıya karşı rücu hakkı doğduğunu,
söz konusu tazminatın anılan halefiyet ilkesi uyarınca, davalıdan rücuen tahsili amacıyla, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2020/151564 esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlunun borca itirazı üzerine arabuluculuk süreci gerçekleştirildiğini ve anlaşamama tutanağı tutulduğunu, davalı tarafından yapılmış haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın kaza tarihinden önce devri yapıldığından davalının işleten sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, itirazın toplam 120.789,23 TL yönünden iptaline, takibin devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın tarafının müvekkili olamayacağını davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, derdest dava olduğunu, davalının aracını 10.01.2018 tarihinde devrettiğini, kazanın bu tarihten sonra 12.01.2018 tarihinde olduğunu, devirden sonra gerçekleşen kazadan dolayı davalının sorumlu tutulamayacağını, devrin sigorta şirketine bildirildiğini, bu husus araştırılmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacı ... şirketinin aynı hasarı aracın devredildiği kişiden de talep ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın karıştığı trafik kazasında oluşan zararı tazmin eden sigorta şirketinin yaptığı ödemeyi sigortalısına rücu talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve huzurdaki dosyanın konusunun davacı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan cismani zararın aracın işletenine rücu istemi olup derdestlik ileri sürülen dosyanın konusunun ise davacı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı şirket tarafından ödenmek zorunda kalan maddi hasarın aracın sürücüsünden rücuna ilişkin olmasına,
dosyanın taraflarının ve konusunun farklı olmasına, bu nedenle derdestlik itirazının yerinde olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1642, K. 2025/11952, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama