KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1701 E., 2025/5969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/17 E., 2022/44 K.
Karar Metni
980 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi Cumhuriyet- ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 25... ve 2 31... parsel sayılı taşınmazlar, genel mahkemede dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
Davacılar ... ve ... tarafından, miras yoluyla gelen hakka, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı olarak, davalılar Hazine ve ... Belediye Başkanlığı aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve yargılama sırasında müdahil ..., tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davacıların davasının kabulüne, müdahil davacının davasının reddine dair önceki hüküm, tarafların temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve 2020/14 85... /4520 Karar sayılı ilamıyla;
"... dava konusu olmayan 2 25... parsel sayılı taşınmazın (A1), (A2), (A3), (E1) ve (E2) harfleriyle gösterilen bölümleri (bu bölümlerin parselden ifrazıyla) ile 2 31... parsel sayılı taşımaz hakkında olağan usule göre kesinleştirme işlemleri yapılmak üzere,
dosya arasında bulunan taşınmazlara ait kadastro tutanak asıllarının Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi ve Hazinenin temyiz itirazları yönünden ise karara ekli 24.12.1994 tarihli krokide (D) harfi ile gösterilen yerin (aktarılan davanın konusu olan yerin) “meradan sökülme yer” olarak belirtildiği ve tek ziraat mühendisi bilirkişiden aldırılan bilirkişi raporunun 2. sayfasına ekli resimlerde, dava konusu taşınmazın sınırındaki yer, “mera” olarak gösterildiği halde, yöntemince mera araştırması yapılmadığı ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmaz bölümlerinin niteliğinin,
kullanım şekli ve süresinin ne olduğunu açıklayan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılması ve hava fotoğraflarından da yararlanılması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kabulüne, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ...
Belediye Başkanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda; 2 25... parsele ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından (D1), (D2) ve (D3) ile gösterilen bölümler hakkında hüküm kurularak bu kısmın ifrazı ile kalan kısmın olağan usullere göre kesinleştirilmesine karar verilmiş ise de verilen hüküm doğru sicil olıuşturma yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmektedir.
Şöyle ki.
İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamına konu önceki kararında (D1), (D2) ve (D3) ile gösterilen bölümler dışında, dava konusu olmayan (A1), (A2), (A3), (E1) ve (E2) ile ilgili bölümler hakkında da karar verildiğinden dolayı hükmün bozulmasına karar verilmiş olup, daha önce hakkında tescil hükmü kurulan davaya konu taşınmaz bölümleri hakkında hüküm kurulmamış olması infazda tereddüte neden olacağından usul ve yasaya uygun bulunmadığı gibi, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca, önceki kararda hakkında hüküm kurulan 2 31... parsel sayılı taşınmazın da dava konusu olmadığı,
bu nedenle bu taşınmaz hakkında olağan usullere göre kesinleştirme işlemleri yapılmak üzere dosya arasında bulunan tutanak asıllarının Kadastro Müdürlüğüne iadesine yönelik hüküm kurulması gerekirken, bu yönde karar verilmemiş olması da isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu eksiklerin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1701, K. 2025/5969, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama