KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1718 E., 2025/16633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/11 40... /2119 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 05.04.2022
- Sayısı
- 2021/4 86... /129 Karar
Karar Metni
930 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.05.2019 tarih ve 2019/132 sayılı karar ile... Üniversitesi'ne Rektör olarak atandığını, davalının sahibi olduğu www....com.tr isimli haber sitesinde 02.10.2021 tarihinde müvekkili hakkında hukuka aykırı haber yapıldığını, kamu görevlisi olan müvekkilinin halen bu görevi özveri ile devam ettirdiğini, dava konusu haberin gerçek dışı olduğunu, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın 02.10.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili, davalı hakkında kınama kararı verilmesi ve kınama kararının yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayının dava dışı haber sitesinden kaynak olarak alındığını, bu konuda kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini,... Üniversitesi ile ilgili düzenlenen Sayıştay raporundaki verilere göre kaleme alındığını, haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu, habere yönelik toplumsal ilgi bulunduğunu, eleştiri niteliğinde olan yayının basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberde, davacının dönemindeki mevzuata aykırı uygulamaların denetime takıldığı beyan edilmesine rağmen, bu iddiayı kanıtlar hiçbir bilgi ve belge sunulmadığı; davacının hangi akraba ve arkadaşını müdür ya da rektör yardımcısı olarak atadığı yönünde somut hiçbir isim, bilgi ve belge sunulmadığı, haberde davacının kendisini dekan olarak atadığı belirtilmekle beraber YÖK'ün 30.05.2019 tarihli yazısına göre Veteriner Fakültesi ve Orman Fakültesi dekanlık görevinin yeni dekan atanıncaya kadar davacı tarafından yürütülmesine YÖK tarafından karar verildiği;
haberle ilgili hiçbir somut bilgi ve belge sunulmadığı, haberin gerçeği yansıtmadığı, eleştiri sınırlarını aştığı, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.500,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu haberin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kamunun bilgilendirilmesi amacı taşıdığı, yayınlanmasında toplumsal ilgi ve kamu yararı bulunduğu, dava konusu haberin davacının rektör olarak görev yaptığı üniversite ile ilgili Sayıştay tarafından hazırlanan Eylül 2021 tarihli denetim raporundan sonra ve anılan rapora atfen kaleme alınmış olup yapıldığı an itibari ile görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu,
basının okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olduğu ve haber içeriğindeki bir kısım bilgilerin ayrıntı niteliğinde bulunduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, davacı yararına manevi tazminat ödetilmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Sayıştay raporu incelendiğinde raporda yer alan bilgilerle haberin ilgisinin bulunmadığını, yapılan atamaların usulsüz olarak yapıldığına dair söz ve ifadelere ilişkin raporda bir bilgi olmadığını, haberde müvekkiline yönelik haksız şekilde somut olgu isnat edildiğini, basın özgürlüğünün sınırsız olmadığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, kamuoyu nezdinde şeref ve itibarının zarar gördüğünü, haberin doğru olmadığını bu nedenle görünür gerçekliğin de söz konusu olmadığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, karalamak amacıyla kaleme alındığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının sahibi olduğu www....com.tr isimli haber sitesinde 02.10.2021 tarihinde yapılan yayın nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, kınama ve yayın talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere;
dava konusu haberin Sayıştay raporundaki birtakım tespitlere atfen hazırlandığının, güncel olan bir konunun gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek eleştiri sınırları içerisinde kaleme alındığının, yapılmasında kamu yararı ve toplumsal ilgi bulunduğunun, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağının; haberde sarf edilen söz ve ifadelerin, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun;
basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22... tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen,
sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin..” ifade edildiğinin,
açıklanan nedenlerle haberde geçen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1718, K. 2025/16633, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama