KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2077 E., 2025/2555 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/37 D.İş, 2023/41 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-68658
- Sayısı
- K-2022/274219
Karar Metni
1.014 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.05.2019 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yolcu konumunda olan davacının yaralanarak %5 oranında malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek belirsiz alacak olarak 4.975,00 TL sürekli ve 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle talebini 49.352,75 TL sürekli ve 685,88 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 50.038,63 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun olmayan maluliyet raporuyla başvuru yapılması nedeniyle dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddi gerektiğini, raporun alındığı kurumun rapor vermeye yetkili olmadığını, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediğini, kusur oranlarının bilirkişi aracılığıyla tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi gerektiğini, kaza yapan araçta mağdur dahil 9 kişi bulunduğunu, istiap haddinin aşıldığını, belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan hesap raporunun benimsendiği, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olduğu, davalının başvurusu davalı tarafından 14.09.2021 tarihinde reddedildiği ve bu tarihten itibaren faiz işletildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 49.352,75 TL sürekli ve 685,88 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 50.038,63 TL tazminatın 14.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mevzuata uygun hazırlanmış raporla davalıya başvuru yapıldığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, hesap yönteminde hata bulunmadığı, kaza tespit tutanağında koruyucu tertibat kısmına ilişkin bölümün belirsiz olarak işaretlendiği, başvuru sahibinin maluliyetinin artmasına neden olabilecek bir kusuru bulunmadığı nazara alınarak müterafik kusur indirimine ilişkin itirazın reddi gerektiği, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmemiş olmasının başlı başına bir itiraz sebebi olmadığı, itiraz aşamasında ıslah dilekçesine karşı itirazların ileri sürülme imkanının bulunduğu,
davalı davadan önce temerrüte düşmüş olup talebin tamamı için temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, beşte bir oranında ve maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretinin belirlenmesi gerekli olup kararda hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru sahibi tarafından sunulan rapor yönetmelikte belirtilen şartları taşımadığından dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun birden fazla yönetmeliğe göre düzenlendiğini, raporda fotoğraf bulunmadığını, yeni bir rapor alınması gerektiğini, medikal raporda maluliyet bulunmadığı belirlendiğinden raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması için kusurun bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, araçta 10 kişi bulunduğunu, istiap haddinin aşıldığını,
hesap yöntemi hatalı olup %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, ıslaha konu kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, davcı lehine beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilebileceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 04.05.2019 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.
MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.
Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.
Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozmanın kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2077, K. 2025/2555, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama