KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2246 E., 2025/6712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/816 E., 2022/1099 K.
- İlk derece mahkemesi
- Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 07.03.2019
- Sayısı
- 2011/1100 E., 2019/77 K.
Karar Metni
1.674 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Manavgat Orman İşletme Müdürlüğü ... Orman İşletme Şefliği bünyesinde, 2006 yılından 2009 yılına kadar sürdürülen bozuk defne alanlarının rehabilite çalışmalarında görevli ...
Orman İşletme Şefi ... ve ... toplu koruma memurları ..., ..., ...'nin kurumca uygulamaya konulan yönetmelik, tebliğ, tamim ve emirler doğrultusunda düzgün ve dikkatli çalışmalar yapmadıklarını, birden fazla bölmelere alan olarak bir bütün halinde ölçü tespit tutanağı tanzim ederek kayıtları düzgün tutmadıkları, gelişigüzel ve anlaşılmayan bir şekilde çalışma düzeni sergileyerek çalışma yapılmayan alanlara ölçü tespit tutanağı ve istihkak bordrosu hazırlayıp ödeme yaptırarak idare zararının oluşmasına sebebiyet verdiklerini, aynı işlemlerin yıllarca devam ettiğini,
çalışmaların sürdürüldüğü dönemlerde harcama yetkilisi olarak görev yapan işletme müdürleri ..., ..., ... ve ...'nin yapılan işlere ilişkin düzenlenen ölçü tespit tutanakları ve istihkak bordrolarını gereği gibi kontrol etmediklerini ve denetlemediklerini, bu nedenle idare zararının meydana gelmesine sebebiyet verdiklerini, Başmüfettiş tarafından düzenlenen 23.05.2011 tarih ve 2011/04 sayılı inceleme raporunda 2006 yılında 83 ha karşılığı 21.057,10 TL, 2007 yılında 118,5 ha karşılığı 33.600,80 TL,
2008 yılında 240 ha karşılığı 80.948,00 TL olmak üzere toplam 441.50 ha çalışma yapılmamış alan çalışma yapılmış gibi gösterilerek KDV dahil 135.605,90 TL idare zararı meydana geldiğinin tespit edildiğini belirerek inceleme raporuyla tespit edilen 135.605,90 TL idare zararının ödeme tarihleri itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduğunu, Manavgat İşletme Müdürü vekili olarak 05.02.2008-13.02.2008 tarihleri arasında 7 iş günü görev yaptığını, bu tarihler dışındaki dönemlerle ilgili olarak doğrudan veya dolaylı hiçbir ilgisi ve bilgisinin olmadığını, bu süre içinde ilk kez çalıştığı müdürlükte araziye çıkma imkânı olmadığını, arazide fiilen kontrol ve inceleme görevinin işletme şefi ile orman muhafaza memurlarının görevi olduğunu, hangi bölmelerde çalışma yapılıp yapılmadığını işletme müdürünün bilmesinin mümkün olmadığını, bunun ancak ilgili işletme şefinin bilebileceği bir husus olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde: zamanaşımı def'inde bulunduğunu, Manavgat İşletme Müdürlüğünde 16.10.2008 tarihinde göreve başlayıp 13.05.2011 tarihinde görevinden ayrıldığını, son ölçü tespit tutanağının tarihinin 16.11.2008 olduğunu, dolayısıyla göreve başladığı tarihin iş sonu olup bu işle ilgili sorumluluk süresinin 20 gün olduğunu, görevinin saha koruma ve denetlemeden sorumlu ekip tarafından düzenlenen teknik bilgilere havi tespit tutanakları ve istihkak bordrolarının gerçekleri yansıtıp yansıtmadığından ziyade tutanaklarla istihkak bordro kapsamlarının birbiriyle uyumlu olup olmadıklarına bakmak olduğunu,
arada çelişki olmaması halinde de bordroda belirlenen paranın ödenmesi yönünde imza attığını, arazide fiili çalışma yapılıp yapılmadığının arazide fiilen kontrol ve incelemeyle görevli ekipler yani işletme şefi ve orman muhafaza memurları tarafından denetlendiğini, defne rehabilitasyon çalışmalarının hepsinin blok halinde tek bir sahada yapılmadığını, birden fazla bölmede yer yer bitişik, yer yer de birbirinden bağımsız kırık ve engebeli arazi üzerinde gerçekleştirildiğini,
müfettişçe yapılan tespitlerde göz kararı ya da gözlem yöntemi ile ne kadar bir alanda çalışma yapıldığının bu kırık ve engebeli arazi şartlarında tespit imkânı olmadığını, göreve başladığı sırada tüm çalışmaların tamamlandığını, görevde bulunmadığı 2006-2007 yıllarına ve 16.10.2011 tarihinden önce yapılan harcamalara ilişkin olarak ayrıca görev kapsamı dışındaki işler nedeniyle meydana geldiği ileri sürülen zarardan dolayı sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduğunu, Manavgat İşletme Müdürü olarak 16.05.2005-08.01.2008 tarihleri arasında görev yaptığını, bu tarihler dışındaki dönemlerle ilgili olarak doğrudan veya dolaylı hiçbir ilgisi ve bilgisinin olmadığını, arazide fiilen kontrol ve incelemenin işletme şefi ile orman muhafaza memurlarının görevi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduğunu, Manavgat İşletme Müdürlüğünde 18.02.2008-16.10.2008 tarihleri arasında 8 ay görev yaptığını, bu tarihler dışındaki dönemlerle ilgili olarak doğrudan veya dolaylı hiçbir ilgisi ve bilgisinin olmadığını, arazide fiilen kontrol ve incelemenin işletme şefi ile orman muhafaza memurlarının görevi olduğunu, görevinin saha koruma ve denetlemeden sorumlu ekip tarafından düzenlenen teknik bilgileri havi tespit tutanakları ve istihkak bordrolarının gerçekleri yansıtıp yansıtmadığından ziyade tutanaklarla istihkak bordro kapsamlarının birbiriyle uyumlu olup olmadığına bakmak olduğunu,
sahanın genişleyen bir saha olması, sahada sürekli ve kesintisiz çalışmalardan dolayı ve aynı zamanda aynı bölme içerisinde fiyat ve iş kalemleri farklı uygulamalar gerektiren ormancılık çalışmalarını içeren müdahaleler sonucu rehabilitasyon alanının günlük olarak artması sonucu iş takibinin ilgili şeflik ve elemanlarınca takibini gerektirdiği, genel müdürlüğün de konuya verdiği önem nedeniyle çalışabildiği kadar alanda çalışılmasının istenmesi, ölçü tespit tutanağındaki alanlarda hata yapılabileceği şüphesinin oluşmaması,
herhangi bir ihbar ya da şikayetin de olmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda işletme müdürlerinin ödeme evrakı ekindeki ölçü tespitlerde yazan miktarlar konusunda herhangi bir şüphe duyulacak durum olmadığından, yapılan çalışmaları tekrardan ölçtürme gibi bir denetime ve kontrole gerek duymamaları üzerine ödeme evrakını imzalama şeklindeki eylemde sorumluluktan bahsetmenin hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının tek taraflı, yanlı ve birbirine aykırı zarar tespiti yaptığını, davacının tek taraflı kendi çalışanlarına yaptırdığı tespitler arasında dahi fahiş çelişki ve uyumsuzluklar bulunduğunu, bütün bu incelemelerin doğru olmadığını, alacak davasına konu defne sahalarında rehabilite çalışmalarının tam ve eksiksiz yapıldığını, çalışma yapılmayan alanların istihkak konusu edilmediğinin mahkemenin belirleyeceği bilirkişiler aracılığıyla yapılacak keşif ve tespitlerle anlaşılacağını, orman muhafaza memurlarının asli görevinin koruma olduğunu,
davaya konu olayda görevlendirildiklerine ilişkin resmi bir görevlendirme olmadığını, ancak düzenlenen ölçü tespit tutanaklarında imzaları varsa da ormancılık tekniği yönünden bu sahaların metre metre ele alınıp fiili ölçümleme yapılmasının olanaksız olduğunu, orman işletme şefi olan davalı ... tarafından yapılan ölçümün de ormancılık tekniğine uygun ve fiziki koşulların gerektirdiği bir ölçüm olduğunu, yapılan ölçüm ve sonunda düzenlenen istihkakların doğru olduğunu, rehabilitesi yapılan alanlar için istihkak düzenlenip ödeme yapıldığını, davacı idarenin ödemelerin yapıldığı üçüncü şahısları davalı göstermediğini,
davaya konu bozuk defne sahalarının rehabilite çalışmalarının usul ve mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza mahkemesinde yapılan yargılamada yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine karar verildiği, rehabilitasyon projesinin içeriğinin incelenmesinde proje kapsamında amaçlananın, bozuk orman alanlarının verimli hale getirilmesi, verimli hale getirilen alanlar sayesinde proje alanı dahilinde ve çevresinde kalan köylerin ekonomik yapılarında önemli oranda iyileşme sağlanması olduğunun görüldüğü, dava konusu ...
Orman İşletme Şefliği amenajman haritasında 85- 86- 87- 118- 119- 128- 129- 130- 156- 157- 158- 159- 162- 189- 207- 223- 225- 226- 253- 254- 255 numaralı bölmelerin rehabilitasyon yapılmadığı iddia edilen kısımlarında az miktarda da olsa temizleme çalışmalarından kalmış olan defne ve pırnal meşesi kalıntıları olduğu,
ayrıca rehabilitasyon çalışmaları sırasında boşaltılmış olan yerlerin tekrar pırnal meşesi çalıları ile kapanmış fakat buna rağmen defne ağaçlarının bakımı yapıldığı için varlıklarını korudukları ve yer yer diğer çalıların üzerine çıkmış oldukların dolayısıyla rehabilitasyon çalışmalarının bu bölme ve bölmeciklerde üsulüne uygun yapıldığı, sahanın bir kısmında hayvan baskısından dolayı defne gelişiminin zayıf olduğunun tespit edildiği,
her ne kadar dosya içinde mevcut müfettiş soruşturma raporunda davalılara sorumluluk yüklenmiş ve soruşturma raporu ile ceza dosyasında aldırılan bilirkişi kurulu raporu arasında farklılıklar görülmüş ise de hükme esas alınan raporun konunun uzmanı bilirkişi kurulunca düzenlendiği, düzenlenen bilirkişi kurul raporu ile eldeki dosyada alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olduğu, hükme esas alınan raporda da belirtildiği üzere dava konusu olan bölmelerin rehabilitasyon çalışmaları yapılmadığı iddia edilen kısımlarında rehabilitasyon çalışmalarının usulüne uygun yapıldığının tespit edildiği,
kesinleşmiş ceza dosyasında aldırılan rapor ve mahkeme hükmünün de eldeki yargılamada aldırılan raporu destekler mahiyette olduğu, her ne kadar hukuk mahkemesi, ceza mahkemesince tespiti yapılan maddi olgularla bağlı olup işbu davanın haksız fiilden kaynaklı alacak davası olduğu, alınan son bilirkişi heyet raporu ceza dosyası ile uyumlu olup kesinleşmiş ceza dosyasının da sübut açısından kuvvetli delil sayıldığı, haksız fiil tazminatının zarar, kusur ve illiyet bağı koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla işletme şefi ve koruma memuru olan davalıların yargılandığı ceza dosyasında 2 orman yüksek mühendisi, bir kadastro teknikeri tarafından tanzim edilen 12.02.2015 tarihli heyet raporunda da özet olarak rehabilitasyon çalışmalarının tüm alanda usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğinin belirtildiği, ceza mahkemesince verilen beraat kararının onanmak suretiyle kesinleştiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmediği,
mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu taktirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yeterli ve ayrıntılı inceleme yapılmadığı, arazi incelemesi ve köylülerin ifadeleriyle yapılan tespit üzerine açılan davalarda yapılan keşiflerde aradan uzun yıllar geçmiş olması nedeniyle aynı tespitlerin yapılamamasının davalılar lehine olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını, kişilerin kusurlu davranışlarıyla idare zararına sebep oldukları bazı hâllerde ceza verilemese de hukuki sorumluluğun söz konusu olabildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, bozuk defne sahalarında rehabilitasyon projeleri gereği canlandırma kesimleri ile suceyratın ve diri örtünün temizlenmesi işlerinde 2006, 2007 ve 2008 yıllarında ölçü tespit tutanaklarının usule aykırı tanzim edildiği, çalışma yapılmayan bölmelere çalışma yapılmış gibi ödeme yapıldığı, çalışma yapılan alanlara ölçü tespit tutanağı düzenlenmediği, yapılan bu işlemlerle gerçeğe aykırı belge düzenlenerek idare zararına sebebiyet verildiği yönündeki müfettiş raporuna dayalı olarak oluştuğu ileri sürülen kurum zararının tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, orman işletme şefi ve orman muhafaza memuru olan davalılar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davada verilen beraat kararının Yargıtayca onanarak kesinleşmiş olmasına, hem ceza hem de eldeki davada alınan bilirkişi raporlarında rehabilitasyonun usulüne uygun şekilde yapıldığının belirlenmesine,
davaya dayanak müfettiş raporundaki iddialar dışında kurum zararına ilişkin somut bir delil bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2246, K. 2025/6712, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama