KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2295 E., 2026/1548 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1044 D.İş, 2022/1011 K.
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.06.2021 tarihinde trafik sigorta poliçesiz aracın davacı bisiklet sürücüsüne çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 07.07.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 226.723,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet ve kusuru durumunun belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne 226.723,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulüne, itiraza konu kararı vekâlet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun uygun olmadığını, şikâyet yokluğundan tazminata hükmedilmemesi ya da tazminattan indirim yoluna gidilmesi gerektiğini, sigortasız araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 veya %1,65 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili kurumun temerrüde düşmemesi nedeniyle tazminata 02.02.2022 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı bisiklet sürücüsünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih olan 05.06.2021 tarihi itibariyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu Yönetmeliğin omurga yaralanmalarına ilişkin “1-1.1 Yaralanma modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme” başlıklı bölümünde “Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir.
Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin engel oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır (Ek.3).
Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından, “Gamf, lomberde hassasiyet, L4-5 eski kompresyon kırığı, Lomber L1 minimal yükseklik kaybı, L5 te eski kompresyon kırığı, S3-4 de ödem-konservatif izlenmiş” tanısı ile düzenlenmiş bulunan 05.01.2022 tarihli yedi kişilik kurul raporunda.
Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %13, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği eki cetvellere göre %11,3 kalıcı engel oranı belirlenmiştir.
Anılan bu raporun tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki oluşan omurga hasarı için yönetmelikteki 12 aylık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2295, K. 2026/1548, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama