KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2374 E., 2023/12472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/824 Değişik İş, 2022/818 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulü/İtirazın Reddi
Karar Metni
1.689 kelime·8 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 04.04.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik kaydı ile 10.000,00 TL tazminat talep etmiş, yargılama sırasında talebini 310.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, maluliyet raporunun uygun mevzuata göre alınmadığını, talep sonucunun açık olmadığını, tedavi gideri ve bakıcı giderinin teminat dışında olduğunu, olayda hatır taşıması ve müterafik kusur durumu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı vekilince dosyaya davacının %51,83 oranındaki maluliyetine ilişkin rapor sunulduğu, PMF Yaşam Tablosuna göre bilirkişi raporu alındığı, raporun hükme elverişli olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, 310.000,00 TL'nin 09.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B. İtiraz sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, başvurunun dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, maluliyet raporunun uygun mevzuata göre alınmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini ve olayda hatır taşıması ve müterafik kusur durumu olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...maluliyet raporunun kaza tarihi itibarı ile uygun mevzuata göre alındığı, Heyetlerince TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesap yapılması için bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunun denetime açık ve gerekçeli olduğu, olayda hatır taşıması bulunmadığı ve emniyet kemeri durumunun belirsiz olarak işaretlenmesi ve ve aksi yönde başka belge bulunmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet oranının hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, olayda hatır taşıması ve müterafik kusur durumu olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 14.09.2021 tarihli ve 2021/4069 Esas, 2021/4603 Karar sayılı kararı ile "Somut olayda davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak düzenlenen rapor, Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş, hakem heyetince anılan rapor karara esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyetince; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarınca, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmesi yeterlidir.
Buna göre, Uyuşmazlık Hakem Heyetince karara esas alınan maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğinden bu raporun karara esas alınması isabetsiz olup, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi (04/04/2016) itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, usulüne uygun,
denetime elverişli olacak şekilde davacının maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla ATK'dan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından önceki raporun da irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre (temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir."
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacının maluliyet oranının belirlenmesi amacı ile Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden alınan 08.07.2022 tarihli maluliyet raporunda maluliyet oranının %39 olarak belirlendiği, bu oranın Hakem incelemesi sırasında dosyaya temin edilen rapordaki orandan daha az olduğu, tazminat hesabı için aktüer bilirkişiden yeniden rapor alındığı, teknik raporun denetime açık ve gerekçeli olduğu, maluliyet oranı değişmesine rağmen ödenecek tazminat teminat limitinin 310.000,00 TL olması nedeniyle İtiraz Hakem kararında değişiklik yapılmasına gerek kalmadığı" gerekçesi ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekili lehine hükmedilen tam nispi vekalet ücretinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, poliçe limitinin 290.000,00 TL olduğunu, sigortalının kusuruna rağmen müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, hakem tarafından doğru kusur rapor aldırılmayarak eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, hesaplanan tazminat tutarından müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının gerçek maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri talebinin haksız olduğunu,
aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde ancak Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödemesi olması durumunda ödenen tutarın hesaplanacak tazminattan düşülmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda davacının kazayı yapan sürücü ile aynı yerde çalışmakta olduğu ve trafik kazasının işyeri aracı içinde iken gerçekleştiği dosya kapsamından anlışılmaktadır. Dava konusu, kaza nedeniyle oluşan işgücü kaybı tazminatıdır.
SGK'dan dava konusu kazada davacının malul kalması nedeniyle iş kazası yönünden herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi; tüm belgelerin toplanmasından sonra, toplanan tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde verilen hüküm doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
3. Davacıda oluşan maluliyetin tespitine yönelik olarak İtiraz Hakem Heyeti aşamasında alınan T.C. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan 08.07.2022 tarihli raporda, davacının trafik kazasından dolayı "posttravmatik stres bozukluğu" nedeniyle %30 ve vertebra arazı nedeni ile %9 olmak üzere toplam %39 oranında malul kaldığı bildirilmiş, anılan rapor tazminata esas alınarak karar verilmiştir.
Her ne kadar davacıda oluşan maluliyetin tespitine yönelik olarak alınan ve karara dayanak yapılan raporda kaza tarihindeki yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınmış ise de; gerek daha önce aynı hastaneden alınmış olan 02.05.2017 tarihli raporda davacı için %51,83 oranında maluliyet belirtilmiş olması ve süreç içinde maluliyetin azalmış olması, gerekse 08.07.2022 tarihli rapor içeriğinde davacıda oluştuğu belirtilen travma sonrası stres bozukluğunun süreç içerisinde kısmen düzeldiği belirtilerek maluliyet tayin edildiğinin belirtilmesi ancak süreç içinde tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Rapor bu hali ile karar vermeye elverişli değildir.
Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı dosya arasında getirtildikten sonra en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, içinde psikiyatri uzmanı da hekim de bulunan bir heyetten davacının muayenesi yapılarak aldırılacak rapor ile kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği,
post travmatik stres bozukluğuna ilişkin tespit edilen maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceği tespit edilerek sonucuna göre (temyiz eden davalı lehine oluşan kazanılmış hak da gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2),(3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2374, K. 2023/12472, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama